21 Eylül, 2025

Bitenler ve Çöpe Gidenler

 

Merhaba Sevgili Okur. 

Bir süredir roject pande güzel ilerlediğimi düşünüyorum. Bunun bir göstergesi olarak da biten ürümlerim var. Bitenlere ek olarak algıda seçiciliğin bir parçası olarak internette eski makyaj malzemelerinin virüs bakteri filan saçtığı söylenen haberler karşıma çıkmaya başladı ve bunlardan etkilenerek çook eski olan ve artık kullanmayacağımı düşündüğüm makyaj malzemelerini eledim. Önce bitenlerden başlayalım.

Rexonanın mini seyahat boy roll onunu bitirdim. Bunu küçük boy olmasına rağmen sanırım 1.5-2 ayda bitirmişimdir. Zaten büyük boy bir roll onu daha önce dört ayda bitirdiğimi hesaplamıştık. Bir de watsonsın deodorantını bitirdim. Güzeldi ikisi de, beğendim.

Farmasinin el kremini çok beğendim, daha önce de söylemiştim bu 2. kremimdi ve sevdiğim için tekrar almıştım. Keserek kullanarak tamamen bitirdim. 

Çoooook ama çoooook uzun zamandır kullandığım güneş kremimi de bitirdim. Güneş kremleri için 6 aylık kullanım tarihi var deniyor ve bu o süreyi aşmıştı maalesef ki. Bundan sonra daha dikkatli olacağım. Şimdi yine elimde project pande olan bir güneş kremi var onu kullanıyorum. O da oldukça azaldı. 

İki tane de minik parfüm testerı bitirdim. Güzeldi, bunlar özellikle seyahatte iyi oluyorlar. Genelde şehir dışına çıkacağım zaman yanıma alarak kullandım. 



Çöpe giden makyaj malzemelerim arasında iki tane far paleti ve beş tane mini ruj var. Bu bilinçsiz kullanımlarım için üzgünüm; fakat artık elememin zamanı gelmişti çünkü bu iki palet ben tee Kurtuluşta yaşarken aldığım makyaj malzemelerimdi. Minik olanı belki daha önce bile almış olabilirim. Çok uzun zaman tek paletimdi. Sonra soldaki büyük olanı aldım Kurtuluşta yaşarken. Çok uzun zaman kullandım ve üç rengini gramajları çok yüksek renkler olmalarına rağmen bitirdim. Diğer renkleri de baya kullandım bu arada çok belli olmasa da. Sanırım başka paletler alınca bunları kenara atmışım. Üzüldüm yani soldaki paleti yine olsa yine kullanırım aslında. Beğendim renklerdi ve parlak olanlar bile günlük kullanıma uygundu. 

Sağdaki ise benim far kullanmaya başladığım, ilk kez daha farklı bir makyaj tarzı denediğim paletti. Tekli far olarak ayrıca krem rengi almıştım, önce onu tüm göz kapağıma sürüp sonra sağdaki palette  biten rengi crease (katlanma) bölgesini sürüyordum. Eyeliner'ımı çekip maskarayla makyajı bitiriyordum. Far çok baskın olmuyordu ama renk de veriyordu. Bu iki palete emekleri için teşekkür ediyorum ama eskilikleri ve gözle görünmese de kirli oldukları için artık kullanmaya elim gitmiyor. O fırçalar mesela o kadar kirli ki, eminim renklerin üzerinde de göremediğim tozlar vardır. Dediğim gibi en az 4-5 seneden bahsediyoruz ve çok uzun zaman tek paletim oldukları için çok sık kullanıldılar.  

Rujlar ise gerçekten çok bilinçsiz bir alışverişin ürünü. Yine çook uzun zaman önce, Kurtuluş'ta yaşarken çok ucuz diye almıştım. Sanırım online alışverişten almıştım ve online alışverişim gerçek para harcamıyormuş sanrısına kapılmışım. Çok az rujum olan zamanlardı ve zaten hala aynı renkleri kullanmaktan keyif alıyorum; ama o zamanlar çeşit olsun makyaja göre, kıyafete göre sürerim diye düşündüm. Renkleri kendime yakıştırmadım, nasıl yakıştırayım ki kim kendisine mor ruj yakıştırır sonuçta?? Ayrıca sanki bana reklam makyajı yapıyorum, gözüme tavuskuşu çiziyormuşum gibi neyin çeşitli makyajından ve çeşitli makyaja gidecek rujundan bahsediyorum? Sür kiremit rengini yoluna devam et işte. 

Beşer şaşar sevgili okur ama sonuçta artık ucuz diye bir şey almamak gerektiğini ve hali hazırda keyif aldığım şeyleri kullanmaya devam etmem gerektiğini, çok fazla çeşide ihtiyacım olmadığını ve kullanamayacağımı öğrendim. Bu konularda daha bilinçli bir project panner olduğumu söyleyebilirim. 





01 Eylül, 2025

Project Pan Güncelleme

 Merhaba Sevgili Okur,

Project panin neredeyse 2. güncellemesi yaklaşırken ben bu sefer biraz hevessiz olduğumu gördüm. Aynı ürünleri kullanma konusunda motivasyonum yüksek değil ve yapamıyorum. Yine de belli ürünlerde güzel ilerlemelerim de var. 

Öncelikle otel ürünlerinden bahsetmek istiyorum. 


Barselona'dan aldığım vücut sütlerini sağdaki eski krem kavanozuna boşalttım ve baya doldurdu onu. Aslında kullanması konforlu, çok çabuk emiliyor ve kullanırım ama bu kadar dolu bir kavanoz olması ve çok uzun süre kullanacağımı bilmek canımı sıktı. Elim pek gitmiyordu. Bu yüzden biraz kullandım ama şimdilik ara verdim ve uzun zamandır kullanmak istediğim ve panlamak henüz istemediğim başka bir vücut kremi kullanıyorum şu aralar. Ondan hevesimi alınca buna tekrar dönebilirim. 


Soldaki duşta kullandığım yüz nemlendiricisi ve çook uzun zamandır benimle olduğunu söylemiştim. 2 önceki evimdeyken almıştım onu. Onun yanındaki de duşta kullandığım peeling ve hiçbir işe yaramadığını düşündüğüm için pek ilerlemesi yok. Bunu bana satanlar keseye döküp kullanabileceğimi söylemişti. Ne alaka ya keseyi kendim yapsam daha çok işe yarar. 

Sağdaki ise aslında çok bitsin diye acele etmediğim yüz temizleyici. Normal kullanıyorum onu her gün zaten. Azalıyor. Eski postta yer alıp burada yer almayan ürünler de var. Yakından bakalım.

Garnier yüz temizleyici bitti. Yanındaki sprey şişede de garnierin çift fazlı yüz temizleyicisi vardı ve o da bitti. Öndeki yeşil ve pembe minik temizleme balmları bitti. Soldaki peelingi 1 kere kullandım sadece. Çok peeling insanı değilim artık anlamışsındır.


Soldaki mor saç spreyi ve çok güzel kokuyor. Eski güncellemede işaretlememiştim. Şimdi yarıya gelmişim. Baya seviyorum onu kullanmayı. 

Mavi şişede face mist var. Gül suyu kadar sevmediğim için çok kullanmıyorum, oldukça yavaş ilerliyor. 

Dalin bebek yağından hiç verim alamadım. Çok az kaldı ama bitirmekte zorlanıyorum. Çok yağlı bir his bırakıyor. Üstelik elimde çok güzel hiç rahatsızlık vermeyen, çok güzel emilen vücut kremleri varken kullanmakta zorlanıyorum ama bitireceğim. Baya az kaldı çünkü. 3-4 kullanıma maksimum biter. Bir de belki havalar soğudukça daha kolay kullanırım. O yüzden bekletiyorum.

Onun sağında saç yağı var. Onu da arada bir az az kullanıyorum. Bence saçlarımın ihtiyacı var çok kuru hissediyorum. Ama fazla kullanmak ağırlık yapıyor az az gidiyor. İşaret de kalmıyor yağlı olduğu için siliniyor şişeden. 


Üstteki fotoğraftaki diğer ürünlerde bitenlerimiz var. Soldaki nivea da vücut kremiydi ve bitti. ondan da memnundum. Sağındaki yumoş'u normal bi hızda kullanıyorum işte artık bitmesini çok istemiyorum. Bazen lazım oluyor çamaşırlara falan sıkmak için. Biterse belki yeniden alırım çünkü evde bir şey bulunsun diye. 

Sağdaki beyazlatıcı ürünü pek kullanmadım. Gerçekten sinirimi bozuyor bu beyaz bana zorla satılan seri.


Body misti iyi kullanıyordum ama şimdi anlıyorum ki Chakra'nın aşağıdaki body mistiyle dönüşümlü kullanınca iyi oluyordu. Onu bitirdim. Tek başına bu yeşil mist sıkıyor. Bir de bunları bitireceğim diye kullanmadığım ve İspanya'dan aldığım zara parfümlerim vardı. Onları da kullanmak istiyordum. Biraz başladım onları da kullanmaya. En azından yine birazcık hevesimi alana kadar kullanayım sonra tekrar devam ederim buna. 

Yeşil deodorant watsons kutusundan çıkmıştı. Az kaldı baya. Sağdaki roll on ise bitti. Zaten minikti.Chakra da bitti, dolayısıyla bu kategoride sadece body mist kaldı. O ama bitmez gibi bir süre daha.


Özetlemek gerekirse project pan konusunda odağımı biraz kaybettim. Ama çok dağılmamaya da çalışıyorum. 

Öyle işte 

23 Temmuz, 2025

Bitenler, hate panler, makyaj panleri ve dahası

 Merhaba Sevgili Okur,

Bazı ürünleri bitirdim. Ne kadar ürünü ne sürede bitirdiğimi hatırlamak, elimde ne kadar ürün olduğunun takibini yapabilmek için bildiğin gibi bu yıl project pan postlarının yanında bitirdiğim ürünlerden de bahsediyorum. Yine bazı biriktirmeler yaptım yani. Öncelikle, bir bb krem gibi bir şey bitirdim. Maybelline'in concealerına benzeyen bir bb krem/fondöten gibi bir şeydi. Açıkçası kapatıcısını severek kullandığım için bunu da sevimli bularak aldım. Çok kullandığım bir şey değildi. Baya uzun zaman aldı bitmesi. Fakat arkadaşlarımın nişanı düğünü gibi süreçlerde de kendisini kullandım. Çok hafif bir renk eşitliği sağlıyordu. Evde bu kategoriden bir ürün bulunmasında sakınca yokmuş. Ayrıca 2 adet minik sample parfüm bitirdim. Bu parfümleri deneme seti olarak almıştım ama hiçbiri büyük boyunu alacak kadar etkilemedi beni. Zaten elimde body mistlerim de parfümlerim de var. 

İki tane Garnier yüz temizleyici bitirdim. Çift fazlı olanı eyeliner sürdüğümde kullanıyordum, güllü olanı ise sadece far falan sürdüğümde kullanıyordum. Gül kokusuna bayıldığım için aldım ama pek de bir olayını göremedim, ben garnier sarıdan devam. 


Şu Benri duş jelinin bir hikayesi var. Ben bunu aldım tamam mı, uzun zaman kullanırım uğraşmayayım duş jeliyle dedim. Ama açıkçası pek beğenmedim. Ve gerçekten uzun zaman kullandım kocaman olduğu için. Sonra o bitmeye yakın palmolive'in aşağıdaki ürününü bimde görüp aldım. Çok uygun fiyatlıydı, hem uygun hem daha az atık üretimi gibi düşünerek bundan 3 ya da 4 tane aldım. Ve bunları boşalan benri şişesine koyarak kullanıyordum. 

Ama malesef ki bunu da hiç beğenmedim. Bir de çok sıkıldım. Çünkü gerçekten ne kadar uzun zamandır olduğunu hatırlamadığım bir zamandır palmolive'i kullanıyorum. 1 yılı net var bak o kadar söylüyorum. Öncesindeki benriyi de sevmediğim düşünülürse muhtemelen 2 seneyi aşkın süredir içime sinen sevdiğim bir duş jeli kullanamadım. 



Benrinin dibinde kalan palmolivei çok daha küçük bir şişeye aktardım. Hala onu kullanıyorum. Bitirdikten sonra umarım uzun zaman sonra sevdiğim bir duş jeline falan geçerim. Evde yine bimden aldığım bir şey var aşırı güzel çiçeksi bir kokusu vardı. Hasretle bekliyorum yani kullanmayı ne diyeyim.... 

Ondan sonra şu nivea baby project panimde vardı hatırlarsın. Az kalmıştı zaten. Biteceği belliydi. Yine bitti sayılır ama paketi kesince içinden çıkanları ufak bir kavanoza koydum, onları da kullanacağım. Haftaya falan biter tamamen sanırım. Yazın çok fazla kullanılmıyor nemlendirici de ya. Neyse sonra da minik dalin bebe yağı vardı ona geçeceğim. Yine project panden. Bu arada bu krem çok güzeldi bence ben sevdim baya. Çabuk emiliyordu ve güzel kokuyordu. Paketi de çok hoşuma gidiyor, içimi açıyordu. Baya memnun kaldım.

Gelelim gül suyuna. Ya da dur onu sona saklayayım.

Emotion roll on da bitti sonunda. Biliyorsun bunlardan elimde 3 tane vardı toplam, bir tanesi çöpe gitti. İkisi de bitmiş oldu. Kokuları güzel olmakla birlikte roll on olarak işlevsiz olduğunu düşündüğüm için tekrar almam. 

Minik bir eyüp sabri kolonya bitirmişim. Sanki bundan başka da bitirmişimdir ama kaybetmiş olabilirim. Azalıyorlar yavaş yavaş. Ve yine bir tane daha parfüm sample'ı kullanmışım.

Gül suyu mevzusuna gelirsek... Benim bir gül suyu bağımlısı olduğumu sağır sultan dahil herkes duymuştur. Yaklaşık 4-5 senedir aktif olarak gül suyu kullanıyorum. kriterim %100 gül suyu olması, parfümsüz olmasıdır. Sprey şişeye aktarır ve yüzüme sıkarak kullanırım. İyi hissettirmesinin yanında yüzümü güzel nemlendirdiğini düşünüyorum. Bu yüzden vazgeçmeye de hiç niyetim yok. İleride güzellik sırrı falan paylaşacak halde olursam herhalde bunu söylerim. 

Ben genelde online, gratisten, watsonstan falan indirim kovalayarak alıyordum. Geçen yıl güzel bir stok yaptığım dönemde, Ispartaya gittik ve oradan da 2.5 litre (yanlış duymadın, 3 bidon halinde ve 2.5 litre) gül suyu aldım. Çünkü hem çok uygundu hem de istediğim gibi saf ve doğaldı. Kaçırmak istemedim. Bu arada bu zamana kadar da bozulmadı eğer merak ediyorsan, skt'sine dikkat ediyorum. Neyse, stoğun üstüne bunu da stokladım. Herhalde 1 yılı aşkın süredir gül suyu almamışımdır. Hala daha var biraz. Belki sene sonuna kadar falan gider. Yine arada buna da uygun fiyata denk gelip almıştım. Bir de hani hep aynı marka suyu içmek önerilmez ya ben de o misal çeşitlilik olsun diye düşünerek aldım. Öyle işte, gül suyu stoğumdan zerre pişmanlığım yok bu arada. Bitince belki de 5 litrelik bidon alırım kim bilir..... 

Bonus olarak far paletimden bahsetmek istiyorum sana sevgili okur.

Bir postta bu paleti panlamaya çalıştığımdan bahsetmiştim ama sonra makyaj malzemesi panlamanın beni strese soktuğunu ve hoşuma gitmediğini anlayarak bırakmıştım. Yine de normal hızımda kullanmaya devam ediyorum. Bazen farklı paletlerimi de kullanıyorum ama mesela şu aralar bunu kullanıyorum hep. o panı görüneni, yanındaki 2 ışıltılı rengi çok kullanıyorum. sol alttaki turuncuyu de şu ara kullanıyorum. bir de sağdaki sütunun aşağı doğru 2.si olan rengi sık kullanıyorum ama bu renklerde pan görmem zor olur sanırım. Çünkü çok az kullanmam yetiyor. Pan gördüğüm rengi tüm göz kapağıma sürüp, sağ üstteki renkle falan crease bölgesini gölgelemekten ibaret makyajım. Bazen o ışıltılı renkleri de göz pınarıma falan sürüyorum minicik. Dolayısıyla hangi ara bitsinler. Ancak işte tüm göz kapağıma sürdüğüm renkleri bitirebiliyorum. Bunu da bitiririm ben. Sonra üst sıradaki pembenin yanındaki kahvemsiyi aynı işlevle kullanıp bitirmeyi planlıyorum. 

Bitirdiğim ürünler ve pop up palet güncellemem bu şekildeydi sevgili okur, project pan güncellememi heyecanla beklediğini biliyorum. 

Sevgiler,

11 Temmuz, 2025

YENİDEN Project Pan

 
Merhaba Sevgili Okur,

Kötü haber, dolaplar yeniden ürünlerle dolmaya başladı. İyi haber, buna bir noktada dur demem gerektiğini -en azından- artık anlayabiliyorum. Bir süredir ara verdiğim project pani ve süreç takibi yapmayı da özlediğim için yeni bir projeye daha başlıyoruz.

Açıkçası işimizi çok zor görmüyorum, çünkü günlük hayatta zaten kullandığım ürünleri ekledim ve kendimi biraz hizada tutmak, çok dağılmadan aynı ürünleri kullanmak ve açık pek çok ürünün hepsinden birer birer kullanmak yerine ilerleme sağlamak amacıyla ürünlerimi seçtim. 

DENİZ KUM GÜNEŞ

Öncelikle güneş kremi kategorimizde iki ürün var. Sağdakini bayadır kullanıyorum. Soldaki yeni geldi ama kullanması çok kolay, beyazlık falan bırakmıyor. Sağdaki malesef biraz beyazlık bırakıyor bence çok sevmiyorum. Onu bitirmeye çalışacağım ama bu süreçte kendime çok eziyet etmeden, o beyazlıklarla çok uğraşmak istemediğim zamanlarda soldakini de kullanacağım. Bu yaz bunları kullanır bitiririm diye düşünüyorum.


YİNE OTEL ÜRÜNLERİ


Evet sevgili okur artık otellerden dandik ürünleri toplamıyorum çünkü başıma bela oluyorlar iyice birikip ama bunlar güzeldi. Bu yüzden de almıştım. 5 şampuan (1 tanesini fotoğraftan sonra buldum) ve 4 body milk var. Şampuanları makyaj fırçalarımı yıkarken kullanmayı planlıyorum. Body milk'in ne olduğunu ise bu cümleleri yazmamın hemen akabinde araştırdım. Vücut kremi gibi bir şeymiş, hızlı emiliyormuş söylendiğine göre. Bakacağız. Bunları dolapta çok bekletmeden kullanmak istiyorum. Şişeleri kullanışlı bu arada, sadece kapak değil de hand sanitizer'ların başlığı gibi yuvarlak bir ağzı var. Belki ileride yine oraya buraya giderken kullanmak maksadıyla şişeleri saklayabilirim. Çünkü bunlara koyup bir şeyler götürüyorum, sonra onları geri getirmiyorum. İyi oluyor gözden çıkarılabilecek şişelerin el altında bulunması.

KOKU FALAN


Body mist konusunda akıllanmıyorum ama watsons sürpriz kutularla tanıştığım için oldu biraz. Yalan yok Chakra'yı kendim gidip aldım çünkü bayadır merak ettiğim bir kokuydu. 50 ml sadece, bu yüzden çabuk biter aslında. Şimdiye kadar bitirememiş olma sebebim kokular arasında da çok dağılıyor olmam. Bir de mesela onu bitirmeden şu yeşil olan watson kutusundan çıktı. Onun da kokusunu başta çok beğenmedim ama sıkmayı da seviyorum. Garip bir ilişkimiz var. Yine kutusu kullanışlı kolonya falan koymalık bir şey sonrasında. İkisini kullanmaya odaklanacağım. Deodorant ve roll on kategorisinde iki ürün var. Sağdaki minik zaten mini boy ve bayadır kullandım, az kaldığını tahmin ediyorum. Ardından yine watsons kutusundan çıkan yeşil deodoranta geçeceğim. Güzel kokmaktan başka işe yaramayan emotiondan sonra gerçekten işe yarayan bir şeyler kullanmak iyi geldi.

TEMİZLEYİCİLER

Temizleyici kategorim de karışık biraz. Soldaki beyaz şişe peeling. Duşta kullanıyorum ve geçen project panden hatırlarsın. Hala kullanıyorum ve bitmedi. Onun sağında mavi kafalı olan da duşta kullandığım yüz yıkama jeli. Çok uzun zamandır benimle. Kurtuluşta yaşıyordum yani aldığımda öyle düşün, artık bitmesi lazım ama biraz daha gidecek gibi. Yeşil zjaja'yı micellar su ya da yağ bazlı temizleyici üstüne cildimi temizlemek için kullanıyorum. Stabil bir şekilde kullanırım yani. Pembe garnier gül kokusu sevdamdan dolayı aldığım ama çok memnun kalmadığım bir micellar su. Ben garnier'in çift fazlılarını daha çok seviyorum. Şeffaf kutunun içinde de zaten sarı çift fazlı olan var. 

Minik kavanozları sadece kavanozu için aldığımı bilecek kadar beni tanıdığını varsayıyorum. O kavanozların solundaki minik şey de peeling. Peelingleri gereksiz buluyorum ama yine sürpriz kutudan çıktığı için kullanayım bitireyim diyorum. Zaten bir işe de yaramıyor. Ama belki yüzüme değil de duşta falan kullanırım. Yüze peeling çok da iyi bir şey değil galiba. Emin değilim bakmak lazım. 


KARIŞIK

Karışık kategorimizdeki ilk belalım vücut kremi. Hem de bebekler için. Ben de bebeğim Didem için kullanıyorum (geçmiş olsun fazla stresten devreler yandı). Çok az kaldı içinde ama benim krem türünden çoook ürünüm var. Eski project pandekileri kullandım ama yeniden birikti çünkü bu benim zaafım olan bir konu. Ama düzenli olarak kullandığım için yine bir çaresine bakacağımıza eminim. 

Yumoş'un ütü suyunu biliyorsun. Bitmiyor. Ama gerekli oldukça kullanıyorum. Artık ondan şikayet etmeyi ya da onunla ilgilenmeyi bırakıyorum. Zararsız olduğuna ve bu kadar yüklenmeme gerek olmadığına karar verdim. 

Onun yanında yine watsons kutusundan çıkan face mist var. Yani yüze sıkılan su gibi bir şey. Yüzü makyaja hazırladığını söylüyor. Makyaj öncesinde kullanmadım ama yüzünüz ne zaman neme ihtiyaç duysa kullanabilirsiniz diyordu, o şekilde sıktığımda hiç memnun kalmadım. Ben zevkine gül suyu sıkmaya devam, o suyu da makyaj altına deneyeceğim. Belki öyle iyi olur. 

Sağındaki saç spreyi (mor olan) ve kokusu çok güzel. Onu düzenli kullanıyorum ama bazen üşeniyorum ben saç ürünü kullanmaya. Aynı şekilde kahverengi olan yves rocher yağ da saç için ve benim saç uçlarım kuru aslında kullansam iyi olur ama üşeniyorum işte. Belki proje sayesinde daha düzenli kullanırım diye ekledim. 

Dalin bebek yağı da Didem için. Çok küçük bir şey ama kremlerden sıra gelmediği için kullanıp bitiremedim. Aradan çıksın çünkü seviyorum. 

En sağdaki beyaz şey de aydınlatıcı krem dirseklere falan sürerek bitirsem iyi olur. Ama yani... İşte... Zor... Yine zorla satılan ürünlerden biri.


DAHA FAZLA NEMLENDİRİCİ

Kremsel statüdeki ürünlerle gerçekten başımın belada olduğunu söylemiştim.

Soldaki farmasi tee pandemiden kalma ama bir çantamın içinde unutmuşum onu. Dün buldum ve hemen projeye ekledim. Belki yapısı bozulmuştur bakacağım ama bozulmadıysa kullanırım baya güzeldi zaten. Bu ikinci kullandığım üründü aynı kremden. 

Bir yüz ve bir göz kremi var mia klinikadan. Normal yani kullanıyorum. En sağdaki de yüz kremi ama o çok az kaldı. O bitince mavi mia ile devam ederim. Ankara'da kullanıyorum sonuçta bunları bir şekilde. Göz kremine de yeni başladım aslında faydası oluyor mu bilmiyorum da nemlendirmek lazım diyorlar diye aldım.


KOLONYALAR

Bu konuda da bazı sorunlarım var. Kolonya biriktirmekten kendimi alamıyorum ama neyse ki kullanıyorum. O minik eyüp sabriler mesela 12 tane falandı, 4 tane kaldı. Birkaçı bitenler poşetimde (çok sormuşsunuz en yakın zamanda bitenler postu da gelecek). En sağdaki selin çok güzel kokuyor. Saçıma falan sıkıyorum ve o şekilde harika olduğunu keşfettim. Saçıma lisans 2. sınıftan beri kolonya sıkarım ve hiçbir zararını gördüğümü düşünmüyorum sevgili okur, merak edip de soracak olursan... Eyfel ise bir parfüm ama parfüm olarak çok kullanamıyorum, oda kokusu olarak kullanacağım. Bir de pereja alışverişimde (çok havalı bir unboxing adı gibi oldu ama el sabunu almıştım) hediye gelen bir pereja kolonya var. Kokusu ağır geldi onu da oda kokusu gibi falan bi şekilde kullanacağım. Şişesini çok beğendim. Ben ve şişeler....


Evet, bir sürü ürün var ama hiç makyaj malzemesi yok gördüğün gibi sevgili okur. Onları tadını çıkararak kullanmak istiyorum. Bunları da tadını çıkararak kullanacağım zaten, çünkü içlerinde hate pan yaptığım yok. Elimdeki ürünleri genel olarak seviyorum sadece çok dağılıyorum, bir ondan bir bundan kullandığım için project panle hedefte kalayım istiyorum. Ayrıca çok zevkliydi buraya da düzenli bir şeyler yazmak. Bu bahaneyle arayı çok açmayız.

Sevgiler,
Didem


21 Mayıs, 2025

Bitenler ve Geri Dönüşüme ya da Çöpe Gidenler

 Merhaba Sevgili Okur,

Biliyorsun kasım ayında başladığım project pane bir süredir ara vermiştim. Daha doğrusu projeyi belirsiz bir süreliğine dondurmuştum; fakat o dönemlerde edinmeye çalıştığım ürün yedeklemeyi azaltmak, elindeki kullanmak ve bilinçli tüketim konularında yol almaya devam ediyorum. Hem tüketimlerimi takip etmek hem de bloga post çıksın maksadıyla bitirdiğim ürünleri bitiriyordum. Şimdi birlikte 21 Marttan beri bitirdiğim ürünleri inceleyelim.




Öncelikle iki adet rimel bitirdim. İkisi de açıktı ve uzun zamandır kullanıyordum. Normalde rimellerde 6 ayda elden çıkarmak, çöpe atmak öneriliyor hijyenik gerekçelerle, benimkiler bu süreyi aşmıştı. Artık kurumaya da başlamışlardı sanırım. Çok anlamıyorum rimellerde ama artık eski verimi alamıyordum. Bu yüzden ve süresi de çok geçtiği için artık elimden çıkardım. 

Bir de ruj bitirdim. Beaulis first date'ti sanırıma adı; fakat yazısı silinmişti. Uzun zamandır elimdeydi. Çok severek kullandım. Bittiği zaman tekrar aldım. Bir tane daha bitirmeye çalıştığım kalem ruj var, ondan sonra kullanmaya geçeceğim. Benim günlük rujum olarak işlev görüyorlar.

Minik eyüp sabri kolonyalar almıştım hatırlarsan. Yeni koleksiyonlardı. 30 Aralık'ta satın almıştım (yılbaşı öncesi, güzel bir alışverişti..) fakat o zamandan beri kullanmaya kıyamamıştım. Artık kullanıma açtım. Bu kolonyaları çok sık kullanmak çok parfümsü yapılarından dolayı çok keyifli olmayabiliyor. Ama bir süre ara verdikten sonra tekrar dönüyorum. Özlemişim oluyorum o sırada ve yeni bir koku denemiş oluyorum. Çok seviyorum bu yüzden. 

Minik boy lens solüsyonu bitirdim ve çok uzun sürüyor bunları bitirmek. Bu boyları seyahat için iyi oluyor. 

Uni şişesinin solundaki şişede gül suyu vardı. Bundan elimde toplam 2 tane vardı ve bu ikincisiydi. Bitirmiş oldum. Bu şişeyi tekrar kullanırım. 

Uni baby şişesi içinde Eyüp Sabri'nin bebek kolonyası vardı. Ama pembe veya mavi olan değil. Turunculu tontik bir şişesi vardı. Kokusunu kolonya olarak sevmemiştim. Çok uzun zaman önce almış olmama rağmen kullanmıyordum, kenarda duruyordu. Project pan vesilesiyle bitirmeye karar verdim ve bittiği için çok sevindim. Kolonyayı sevmeme sebeplerimden biri de şişesiydi, kullanımı rahat değildi. Bu yüzden bu uni baby şişesine koymuştum. Şişenin yarısı doluydu ve body mist gibi kullanarak bitirdim. Saçlarıma falan sıktım. Ama sevmedim ya gerçekten benden uzak olsun. Pembe ve mavi baby'ler güzel ama onları deneyebilirim bir ara.

Angie yazan body mist idi. Kokusu güzeldi, severek almıştım ve severek kullandım ama çok sıkıldım. Çünkü çok uzun sürede bitiyor. Öyle önüne gelen body misti almamak lazım, bitirmek zor oluyor. 

Batiste kuru şampuan hakkında daha önce çok sevmediğimi söylemiştim. Daha doğrusu kuru şampuan olayını sevmediğimi söylemiştim; ama şişenin sonlarına doğru faydalı olduğuna karar verdim. Saçları gerçekten dolgun ve temiz gösteriyordu. Kışın her gün duş almazken kullanıyordum yani, bu yüzden evde bulunması için bitirdikten sonra bir tane daha aldım. 

Böylece net bilançoyu göz önüne alırsak, 

29 Ekim'de yazdığım posttaki görselleri inceleyelim.


Soldaki mavi parfüm ve pembe body mist bitti. Diğer 3 parfümle bir sorunum yok severek kullanmaya devam ediyorum.


Soldaki Yves Rocher ve beyaz kapaklı yüz nemlendiricisi duruyor. 5 ürün bitti.


Lip balm kategorisi biraz karıştı. Burada olmayan bir lip balm daha buldum. Sonra bir kavanoz lip balm daha geldi bana ben de bir tane aldım hatta....... Lip balm kötü olduğum bir kategori. Buradaki 2 ürün bitti, bir tanesi de çok azaldı. Kırmızı kavanoz ise kayıp. Ama elimde hala bir sürü lip balm var. Belki yeni bir envanter çıkarabilirim.


Burada değişen bir şey yok galiba şu an L'oreal'i kullanıyorum, diğerleri duruyor. Bitecek gibi de değiller çünkü pek eyeliner kullanmıyorum artık.


2 tanesi bitti. Ama hala 2 yıl kullanacak kadar rimelim var inanılır gibi değil, tam bir çılgınlık hali.


Kolonya kategorisinin tamamı bitti, zaten benim için en kolay kategori sanırım.


Soldaki beyaz çöpe gitti işlevini yitirdiği için. Yeni eklenenler de oldu bu kategoriye. 

Sonuç olarak, 29 Ekimden bu yana bir sürü kolonya kullanmışım. 
Saç ürünü çok kullanmıyorum, pek bitirmiyorum. 
Eyeliner pek kullanmıyorum, bitiremiyorum ve gereğinden fazla stoğum var. 
Rimelleri kullanıyorum, 2 tane bitirdim ama yine de gereğinden fazla stoğum var.
Lip balm kullanıyorum ama alıyorum da. Sayısı pek azalmıyor.
Krem ürünlerini kullanıyorum; ama biraz aldığım da oldu. 
Parfümlerimi kullanıyorum; çünkü pek yenisini aldığım bir kategori değil. Hatta bebek kolonyalarımı da body mist gibi kullanıyorum evde falan. Yeni parfüm almıyorum. 

Dolayısıyla bence 29 ekimde yaşadığım farkındalık işe yaradı. Artık tüketimlerime ve satın alımlarıma daha çok dikkat ediyorum. Ama gereksiz alışverişi ve yedeklemeyi sıfırladım diyemem. Krem kullanıyorum diye indirimde görüp aldığım oldu. Doğru, kullanıyorum fakat yine de elimde çok fazla olmasını istemiyorum. Bu yüzden kontrolü bırakmamam gerek. Bir de tesadüfen roll-on, deodorant geçti elime biraz (sürpriz kutu gibi şeylerden) dolayısıyla bir süre kullanabilecek kadar bu kategoride de ürünüm birikti. 

Ama elimde olan ve hate pan yaptığım pek ürün yok. Elimdekileri severek kullanıyorum. Sadece bazılarının (saç ürünleri mesela) sayısı fazla olduğu için hangisini kullanacağımı bilemiyorum. Aslında project pan bu karışıklığı gidermek açısından çok iyiydi. Ama özgürlükten de memnunum, sevdiğim ürünlerimi severek kullanıyorum. Yine de belki bir ara tekrar bir project pane başlarım. 

Sevgiler,
Didem


21 Mart, 2025

Project Pan: Işıklar içinde uyusun

 Merhaba Sevgili Okur,

Yeni bir güncelleme ile karşındayım. Bu sefer bir öncekilere göre daha farklı, pek sıradan olmayan bir güncelleme olacak. Projede revizyona gidiyoruz. Ya da projeyi lağvediyoruz. Bilemedim...

Öncelikle, bu projeye kasım ayında başladığımdan bu yana neler öğrendiğimden bahsetmek istiyorum: 

Makyaj zevk işidir. Sevmediğin ürünü nefret ederek kullanmanın alemi yoktur.  Ama tabi bilinçli satın alım yapmalıyız. Çöpe giden roll-ondan ilerleyen paragraftan bahsettiğimde ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksın sevgili okur. 

Ürün biriktirmemeliyiz, bittikçe satın almalıyız. İndirimler yıl boyu devam ediyor. Ürünler bir yere kaçmıyor. Ayrıca arada sırada envanterimizde ne var ne yok bakmalıyız ki evdeki üç rimelin varlığını unutup 4.yü almamalıyız.

Ürünleri kenarda bekletmemeliyiz, gelen ürünü kullanmalıyız kullanmayacaksak alternatif kullanımlar bulmaya çalışmalıyız. Bunu otel şampuanları için hayata geçirmiştik. Otel sabunları için bir yol hala arıyorum. 

Ürünleri de keyif alarak istediğimiz miktarda kullanmalıyız. Bitirme işi hırsa dönmemeli. 

Ardından bahsetmek istediğin başlıklara geçmek istiyorum ve sonra toparlayacağım.

BİTENLER VE ÇÖPE GİDENLER

Geçtiğimiz aylarda daima bitenler olarak bahsettiğim bu başlık bu ay maalesef ki çöpe giden ürün de içeriyor. Kendisi de fotoğrafın en solunda kırmızı başlığıyla duruyor: roll-on. Evet, çöpe en gitmeyecek kategori olduğunu düşünürsün şu ürünün ama maalesef kullanmaya tahammül edemediğim bir ürün oldu. Bunları üçlü olarak almıştım biliyorsun ve şişeleri plastik. Sağındaki yeşil şapkalıyı çok severek kullandım ve 4 ayda bitirdim ama bunda inanılmaz garip bir plastik kokusu alıyorum. Ancak bir iki kere kullanabildim, kötü kokunun ondan geldiğini de ancak anlayabildim ve çöpe yollamaya karar verdim. Üçüncüsünü kullanmaya geçtim ve onda da plastik kokusu falan yok gayet severek kullanıyorum. Bu maalesef kötü çıktı ve deodorant gibi şeyleri stoklamanın ne kadar yanlış olduğunu gösterdi adeta.... Ama hakkımı da yemeyeyim amacım depolamak değildi de üçlü alınca indirimli oluyordu. Sağındaki yeşil olanı da project pande izlemiştik ve aslında bitirme niyetiyle değil bir roll-onu ne kadar sürede kullandığımı izlemek istediğim için eklediğimi söylemiştim. Öğrendim: 4 ayda bitiriyormuşum. Bu yüzden roll-onları project panden çıkarıyorum. Tabi eğer proje feshedilmiyorsa......

Bir diğer ürün yine hiç sevmeyerek kullandığım gül vücut losyonuydu. Galiba bu kadar hate panin bir araya gelmesi sonucu bu projeden biraz yıldım ama sonuçta bitirdim. Şişesini saklayacağım seyahatlarde kullanırım. 

Mavi şişede otel şampuanlarından yaptığım vücut losyonu vardı ve bitti. O da çok zevkle kullandığım bir şey değildi, bir başka hate pan..

Loreal'in yüz kremini maalesef ki bitirdim fakat elimdeki Frudia krem de yüz kremi olarak kullanılıyormuş onu öğrenince ona geçtim. Fakat elimde başka krem yok, elimdekinin bitmesine yakın satın almalıyım. 

Yine Frudia'nın el kremini proje içindeyken almıştım, severek kullandım, kokusu çok güzeldi. Nemlendirmesi ve emilmesi de fena değildi. Diğer çeşitlerini de belki denerim ileride ama şu an için elimdeki minik kavanozlara evdeki büyük kremlerden doldurup kullanıyorum. Bu sistemden memnunum, bir süre böyle ilerlemeyi planlıyorum. Çünkü elimdeki el ve vücut kremleri kullanmayı sevdiğim ürünler artık. 

Son olarak Yves Rocher'nin lipbalmını bitirdim. Düzlendi ama içinde kalan ürünü kullanmamaya karar verdim. Gerçek project panciler onu da kullanıyor ama benim ona takatim yok pek, senin de olmazdı sevgili okur, biliyorum. Bir lipbalmı bu derece bitirmek bile benim için bir başarıyken, onu kutlamak istiyorum. Kendime eziyete dönüştürmek istemiyorum bu işi. 

Biten ve maalesef çöpe giden ürünlerim bu şekildeydi. Devam edelim.


PROJECT PAN GAZİLERİ

Bu ürünleri proje boyunca takip etmiştik. Daha doğrusu roll onu yeni kullanmaya başladım ama proje devam etse de onun ilerlemesini takip etmeyi planlamıyorum çünkü roll-on kategorisinde amacıma ulaştığımı söylemiştim. 

Soldaki body mist gerçekten kokusu güzel olsa da benim canımı sıkmaya başladı. Artık bir notkada bitmesini çok istiyorum fakat sanırım mayısta falan ancak bitecek.

Sağdaki uni baby kolonyası içinde ise Eyüp Sabri bebek kolonyası var. Onu da kullanmakta zorlanıyorum. Gerçekten sevmiyorum pek ve bu ürün de bir başka hate pan diyebiliriz. Şişesini ayrı sevmediğim için de bu şişeye aktarmıştım, biliyorsun.



CANLARIM

İşte minik, tatlı ve şirin kalbime taht kuran bebek kolonyası serisi. Valla sevgili okur project pan iyiydi de aynı ürünleri kullanmaktan gerçekten çok sıkıldım. Uzun zamandır istediğim kokuları da zaman içinde topladım. Orman esintisi Yaren'in hediyesiydi, soldaki ve sağdakini de kendim aldım. Valla hepsi de benim bebeklerim (literally) ve hiçbirinin varlığından pişman ya da rahatsız değilim. Bir noktada bitecekler ve o nokta pek uzak değil muhtemelen, biliyorum. Bu yüzden sıkılmadan kendimi yormadan kullanacağım bu kolonyaları. 



BUNDAN SONRA NE OLACAK

Bir şey olmayacak. Canım tekrar projeye başlamak istediğinde başlayacağım, elimdeki ürünlerden sıkılıp bitirme maratonuna girdiğimde tekrar ürünlerimizi seçip hedeflerimizi belirleriz; ama o zamana dek ancak bitenler postu filan atarım. Çünkü biten ürünleri kaydetme işini sevdim. Bir de arada panlamak istediğim ürünler olursa bahsedebilirim. Örneğin yukarıdaki body mist ve ruju da panlamaya başlıyorum. Kayda değer ilerlemeler kaydedersem ya da bittiklerinde gelişmesinden haberdar ederim. Sağdaki yine bir heves alınıp çok da bayılınmamış bir body mist, neyse ki diğerine göre çok çok daha az miktar var içinde. Bitmesi zor olmaz yine de ama bu üçlü hate pani kullanırken gerçekten sevdiğim parfümlerimi hiç kullanmıyorum ona üzülüyorum. Neyse işte ders olsa body mist konusunda dikkatli olayım bundan sonra.

Soldaki de bir likit ruj. İlk likit rujum ve likit rujları hiç sevmediğimi fark ettiğim ürün. Sürümü kolay değil bence. Kalıcıkları normal rujlara göre daha iyi ama ben çok kalıcılık arayan bir insan da değilim. Neyse bu minik şeyi bazen allık olarak bazen dudaklarımda falan kullanacağım, bakalım bitirebilecek miyim ya da ne zaman bitirebileceğim. İzlediğim bazı project panciler bunlardan bir sürü bitiriyor hem de tam boyunu falan, nasıl bir his çok merak ediyorum. 

Öyle işte. Belki bir sonraki postta favori ürünlerimi ya da hakkını vererek kullandığım far paletlerimi gösteririm. 

Sevgiler,

Didem

01 Mart, 2025

Project Pan 4. Güncelleme

 Merhaba sevgili okur,

1 ay daha geçti. Project pan ve low buy year challengelarımızda bazı gelişmeler oldu. Bazı heyecan verici sonuçlarımız var; fakat bazı satın alımlar da yaşandı. Hepsinden sırayla bahsedeceğiz. 

Öncelikle project pane yakışır bazı girişimlerde bulunarak şu otel şampuan ve vücut losyonlarını karşıma aldım. Bunlar genelde verildiği yerde kullanmadığım ürünlerdi. Çünkü ben nereye gidersem şampuanımı da yanımda götürürüm ve bu otel şampuanları asla kaliteli değildir. Yine de verildiği için bavuluma atar,  bir sonraki seyahatte kullanırım niyetiyle saklarım. Bir sonraki seyahat gelse de bu şampuanları kullanmaya sıra hiç gelmez. Çünkü sevgili okur bilirsin ki bunlar saçı keçeleştirir, ne kokusu vardır ne güzel köpürür, bu yüzden de insanın eli asla gitmez. Ben de hiçbir seyahate bunları götürmeyeceğime kanaat getirince hepsini gördüğün mavi şişeye boşalttım ve vücut losyonu olarak kullanıyorum. Zaten az bir ürüncü ama ilerlemesinden bahsedeceğim. Bu şişelerin içinde kalanlar da oldu tabi, makyaj fırçalarımı yıkarken içlerini çalkalayarak kullanıyorum ve gerçekten iç rahatlığıyla bunları emekli ediyorum. Belki şişeleri geri dönüşüme atarım belki seyahatlerde kendi şampuanımı koymak için kullanırım buna henüz karar vermedim. Fakat sanırım dönüşüme yollarım çünkü elimde yeterince boş şişe var. Henüz bir karar veremediğim nokta bu ürünlerin minik sabun halleri. Birkaç tane var elimde. Onları nasıl değerlendireceğimi bilmiyorum. Bir yöntem arıyorum. Bulursam seninle de paylaşırım. 


BİTENLER!!!

Bitenlerimiz bu ay güzeldi sevgili okur. 

Öncelikle Uni baby'nin kolonyası bitti. Çok şükür!!! Gerçekten pek sevmeyerek kullandım. Evde body mist gibi sıkıyordum. Bir daha kesinlikle almayacağım bir ürün. Çünkü yerine yenileri geldi zaten...

2. ürün Yves Rocher'nin kayısılı vücut peelingi. O da bitti. Ambalajı keserek içindekileri de bitirdim. Çok etkili mi emin değildim ama şu anda kullandığım peelinge kıyasla baya etkiliymiş. Ama yeniden almam çünkü peeling kategorisini gerekli bulmuyorum.

3. boş şeffaf şişe Johnson's Baby kolonyasıydı. Onu da body mist gibi kullanarak bitirdim sonunda. Onu da sevmedim ve yeniden almam.

4. kolonya gül kolonyasıydı. Elimde iki tane vardı. Birini bitirdim diğerinde de ilerleme var. 

5. şişeyi ibretlik olarak koydum sevgili okur. Bu şişeyi ben eylülden beri bitirmişimdir. %100 doğal gül suyuyla gönül bağım var. Bunu da Isparta'dan almıştım ve elimde iki bidon daha var. Evet sevgili okur, onlar da bu boy... Bu bidonu da saklayacağım, Eyüp Sabri'den kolonya doldururum diye düşünüyorum. 


Ayrıca makyaj ürünü olarak da 1 tane kapatıcı ve 1 tane ruj bitirdim. 

Bu kapatıcıyı uzun zamandır kullanıyordum, memnunum. İndirimde filan denk geldikçe alıyordum. Ama bundan peş peşe birkaç tane bitirdiğim için artık yeni bir şeyler de denemek istiyorum. Bu sefer de Fit Me kapatıcıya geçtim. Şimdilik ondan da memnunum. 

Muhtemelen ilk rujum olan emektarı da artık emekliye ayırıyorum. Gerçek project panciler bunun içinde kalan kısmı da ruj fırçasıyla falan kullanıyorlar ama bu rujun ne kadar eski olduğunu söylemek bile istemiyorum, ilk rujum deim sana! Zaten çok uzun zaman önce vedalaşmam gerekliydi; fakat rengini çok sevdiğim için bitmesini bekledim. Artık tamamen sıfırlandı, fotoğraftan ne kadar görünüyor bilmiyorum. Sürülmüyor. Ambalajı da baya eskidi, ilk alındığı halini hatırlamıyorum bile. Neyse güzeldi, çok severek kullandım ve yeni keşiflere hazırım! Zaten elimde severek kullandığım başka rujlar da vardı onlarla devam ediyorum. Ruj alışverişim de yok.

Sıvılar!!!

Aşağıda gördüğün Eyüp Sabri bebek kolonyası'nı pek sevmiyorum biliyorsun Sevgili okur. Ama şişesini de ayrı sevmiyordum. Sprey kısmı hiç iyi değildi bence, tazyikini beğenmedim. Bu yüzden öncelikle onu Johnson's Baby'i koyduğum boş şişeye koydum. Ama boş şişenin de sprey kısmı bozuldu. Dolayısıyla bu sefer de Uni Baby'nin şişesine koydum (altta). Ve artık bu ürün de aktif olarak kullanılıyor.


Yumoş spreyde bir ilerlememiz var. Bunları Yaren'in önerisi üzerine kazaklarda kullanmaya başlamıştım. Bu azalma da o şekilde oldu. Artık saldım ben bunu, kazaklarda kullandığım haliyle her ay belli bir ilerlemesi oluyor, bir noktada biter herhalde. Hatta acaba biterse alır mıyım diye bile düşünmeye başladım. Ama bunu düşünmek için baya bir vaktim var. Henüz kararımı vermiş sayılmam.

Body mist: Yine bir azalma var ama bitmedi. Bu ay koku konusunda odağımı kaybettim ve parfümlerimi özleyerek onları kullanmaya ağırlık verdim. Yine de body misti diğer aylar kadar kullandım. Sanırım 3-4 ayı bulur bitmesi. Cidden ne zormuş body mist bitirmek. Bir de bebe kolonyaları daha güzel aslında, body mist bir daha almamak lazım, tabi eğer gönül ferman dinlerse....

Uni baby kolonya şişesine yukarıdaki Eyüp Sabri bebek kolonyasını koydum. Başlangıç ve ilerleme çizgilerini de işaretledim. Tıpkı uni baby'nin kendi kolonyası gibi sabit bir hızla ilerliyor. Bu şişede kullanımı daha kolay olsa da kokuya bayılmıyorum. Yine bitirmesi 3-4 ayı bulacak. Ama bebek kolonyası kategorisinden eklenen bazı ürünler de oldu....... Belki gösteririm.......

Peeling: Yves Rocher'nin kayısılı peelinginin yanında oldukça vasat kaldı. Bunu vücuda sürüp kese yapmak öneriliyor da kese zaten tek başına da yapabilirim, neden bu ürünü kullanayım hiç anlamadım. Tek başınayken içindeki tanecikler o kadar minik ve güçsüz ki kendilerine hayrı yok. Dolayısıyla çöpe atmamla kullanmam arasında hiç fark göremiyorum bu ürünü. Ama arada kollarıma falan sürerek bitireceğim. Çöpe atmayacağım. Bunun şişesini kesmeyip içini suyla doldurup çalkalarım bitirirken. Dolayısıyla boş ambalajı başka ürünler için değerlendirebilirim. En azından bir işe yarar hayatındaki ilk kezz...



Bir sonraki güncellemede muhtemelen bitmiş olacaklar:

Öncelikle Ankara'nın -11'lere giren hava sıcaklıkları en çok nemlendirme ajanları kategorisini vurdu denebilir. Kayda değer bir gelişme sağladık uzuuuuun zamandır sürünen bu ürünlerde. Bir önceki postta nemlendiricimin elimdeki tek nemlendirici olması hasebiyle bitmesini istemediğimi söyemiştim ama sanırım üçte biri kaldı. Çok kısa sürede bu kadar azaldı çünkü o kuru soğuklar yüzümü pul pul kuruttu. Ben de bol bol kullanmak durumunda kaldım. Canım sağolsun ne diyelim. Elimde zaten Frudia'nın bir kremi vardı o da yüz nemlendiricisi olarak kullanılıyormuş. Bilmiyordum. Ona geçerim. 

Himalaya'nın kremi ise bitti sayılır. Bir ya da iki kez sürecek kadar kaldı. Yine bir sonraki güncellemede kesin bitmiş olanlar kategorisine gidecek. Ondaki bu azalma trendi elimdeki diğer nemlendiricilerde de bazı ilerlemeler sağladı.

                                                               

Otel şampuanlarından oluşturduğum shower gel: Az kaldı baya, sanırım iki kullanıma falan biter. 

Roll-on: Çok az kaldı. Bir haftaya kadar biter. Bildiğin üzere elimde 2 tane daha vardı, onlardan birine geçerim. 


Nemlendirme Ajanları

Gül Şampuanı: O aslında bitti, ama yanındaki gül vüvut losyonuyla birlikte burada bahsetmek istedim. Gül şampuanı da otel şampuanları kadar memnun kalmadığım bir ürün oldu. Kokusunu da sevmedim, köpürmesi de iyi değildi. Normal şampuanımla birlikte kullandım. Zaten bunları kullanmaya elim hiç gitmiyordu ve bir köşede çook uzun zamandır bekliyorlardı. Bu proje tam da bu gibi bıraksam sonsuza kadar duracak ama çöpe de atamayacağım ve benimle 3. evlerine (şaka değil) taşınacak ürünler için iyi oldu. Elimden çıkıyorlar. Sağdaki gül vücut losyonunu da hiç sevmedim. Bence nemlendirmesi de iyi değil kokusu da. İlginç bir şekilde markanın %100 gül suyunu bidonla bitirirken diğer ürünlerini hiç sevmedim. Ama 10 günde falan bu şekilde ilerleme kaydettim, kalanını da bir haftaya 10 güne bitiririm. Bunların şişelerini seyahatlerde kendi ürünümü taşımak için kullanabilirim. O açıdan saklayacağım. Bu arada sanki ufaktan ev çöp eve dönecek gibi hissediyorum hiçbir ambalajı atmadığım için ama hayırlısı... O otel boyları en azından dönüşüme yollayayım ben.




Eyüp Sabri'nin kiraz çiçeği kokulu losyonunu hem evde kullanıyorum hem de minik kavanozlarda yanımda taşımaya başladım. Ona da aktardığım için bu derece bir azalma var. 

Yves Rocher'yi de hem kavanozda yanımda taşıyorum hem de evde kullanıyorum. Bu ikisini aynı anda kullanıyor gibiyim. Kiraz çiçeğini banyoya koydum. Himalaya'nın azalmasıyla biraz odağımı kaybettim, bir de bu sürede ben zaten kullanıyorum diye bazı nemlendirici alışverişlerim oldu..... Onları da kullanmaya başladım. Neyse bunun hesabını sonra vereceğim. Devam edelim.

Sonuç Olarak;

Bu ay biraz karışık bir ay oldu. Geçen ay Samsun'a gideceğimiz için sonuçları 1 hafta erken yazmıştım. Samsun'da bu ürünlerin çoğunu kullanamadım. Evime dönünce rutine de geri döndüm. Genel olarak project pan ürünlerine sadık kaldım ve güzel ilerlemeler oldu. Ama parfümlerde örneğin biraz çeşitlilik aramaya başladığım bir ay oldu. ikincisi, nemlendiricilerimdeki azalma kendime alışveriş yapmayı hak görme gibi bir mantığa neden oldu ve almamam gereken şeyleri aldım. En zayıf kategorim olan vücut losyonu ve kolonya kategorisinde bazı alışverişler yaşandı.

Bunun yanında ne zamandır dolapta duran, hem yer işgal eden hem bir şeye yaramayan otel şampuanlarına savaş açmam bir kazanım oldu. Onları da sırf bitsinler diye israf etmedim, aksine içlerini çalkalayarak kullanıyorum. 

Genel olarak projeden memnunum. Dolapta ürün biriktirme, kullanmadığın halde saklama ya da kullanmamaya kıyamama alışkanlıklarımı bıraktığımı düşünüyorum. Makyaj malzemelerimde de pek kullanmadığım paletlerin tadını çıkarıyorum. Kendimi kullanmak için zorlamıyorum ama sana daha önceki postlarda gösterdiğim paleti kullanmaya devam ediyorum. Onda bir renk var dibini görmek istediğim, onu gördükten sonra da yine pek az kullandığım bir renkli palete geçeceğim. Onun da biraz hakkını verelim.

Bir sonraki postta bu süreçte aldıklarımı göstersem mi diye düşünüyorum ama kararsızım sevgili okur çünkü kantarın topuzu kaçtı...