21 Eylül, 2025
Bitenler ve Çöpe Gidenler
01 Eylül, 2025
Project Pan Güncelleme
Merhaba Sevgili Okur,
Project panin neredeyse 2. güncellemesi yaklaşırken ben bu sefer biraz hevessiz olduğumu gördüm. Aynı ürünleri kullanma konusunda motivasyonum yüksek değil ve yapamıyorum. Yine de belli ürünlerde güzel ilerlemelerim de var.
Öncelikle otel ürünlerinden bahsetmek istiyorum.Üstteki fotoğraftaki diğer ürünlerde bitenlerimiz var. Soldaki nivea da vücut kremiydi ve bitti. ondan da memnundum. Sağındaki yumoş'u normal bi hızda kullanıyorum işte artık bitmesini çok istemiyorum. Bazen lazım oluyor çamaşırlara falan sıkmak için. Biterse belki yeniden alırım çünkü evde bir şey bulunsun diye.
Body misti iyi kullanıyordum ama şimdi anlıyorum ki Chakra'nın aşağıdaki body mistiyle dönüşümlü kullanınca iyi oluyordu. Onu bitirdim. Tek başına bu yeşil mist sıkıyor. Bir de bunları bitireceğim diye kullanmadığım ve İspanya'dan aldığım zara parfümlerim vardı. Onları da kullanmak istiyordum. Biraz başladım onları da kullanmaya. En azından yine birazcık hevesimi alana kadar kullanayım sonra tekrar devam ederim buna.
Yeşil deodorant watsons kutusundan çıkmıştı. Az kaldı baya. Sağdaki roll on ise bitti. Zaten minikti.Chakra da bitti, dolayısıyla bu kategoride sadece body mist kaldı. O ama bitmez gibi bir süre daha.
Özetlemek gerekirse project pan konusunda odağımı biraz kaybettim. Ama çok dağılmamaya da çalışıyorum.
Öyle işte
23 Temmuz, 2025
Bitenler, hate panler, makyaj panleri ve dahası
Merhaba Sevgili Okur,
Bazı ürünleri bitirdim. Ne kadar ürünü ne sürede bitirdiğimi hatırlamak, elimde ne kadar ürün olduğunun takibini yapabilmek için bildiğin gibi bu yıl project pan postlarının yanında bitirdiğim ürünlerden de bahsediyorum. Yine bazı biriktirmeler yaptım yani. Öncelikle, bir bb krem gibi bir şey bitirdim. Maybelline'in concealerına benzeyen bir bb krem/fondöten gibi bir şeydi. Açıkçası kapatıcısını severek kullandığım için bunu da sevimli bularak aldım. Çok kullandığım bir şey değildi. Baya uzun zaman aldı bitmesi. Fakat arkadaşlarımın nişanı düğünü gibi süreçlerde de kendisini kullandım. Çok hafif bir renk eşitliği sağlıyordu. Evde bu kategoriden bir ürün bulunmasında sakınca yokmuş. Ayrıca 2 adet minik sample parfüm bitirdim. Bu parfümleri deneme seti olarak almıştım ama hiçbiri büyük boyunu alacak kadar etkilemedi beni. Zaten elimde body mistlerim de parfümlerim de var.
İki tane Garnier yüz temizleyici bitirdim. Çift fazlı olanı eyeliner sürdüğümde kullanıyordum, güllü olanı ise sadece far falan sürdüğümde kullanıyordum. Gül kokusuna bayıldığım için aldım ama pek de bir olayını göremedim, ben garnier sarıdan devam.
Ama malesef ki bunu da hiç beğenmedim. Bir de çok sıkıldım. Çünkü gerçekten ne kadar uzun zamandır olduğunu hatırlamadığım bir zamandır palmolive'i kullanıyorum. 1 yılı net var bak o kadar söylüyorum. Öncesindeki benriyi de sevmediğim düşünülürse muhtemelen 2 seneyi aşkın süredir içime sinen sevdiğim bir duş jeli kullanamadım.
11 Temmuz, 2025
YENİDEN Project Pan
TEMİZLEYİCİLER
Temizleyici kategorim de karışık biraz. Soldaki beyaz şişe peeling. Duşta kullanıyorum ve geçen project panden hatırlarsın. Hala kullanıyorum ve bitmedi. Onun sağında mavi kafalı olan da duşta kullandığım yüz yıkama jeli. Çok uzun zamandır benimle. Kurtuluşta yaşıyordum yani aldığımda öyle düşün, artık bitmesi lazım ama biraz daha gidecek gibi. Yeşil zjaja'yı micellar su ya da yağ bazlı temizleyici üstüne cildimi temizlemek için kullanıyorum. Stabil bir şekilde kullanırım yani. Pembe garnier gül kokusu sevdamdan dolayı aldığım ama çok memnun kalmadığım bir micellar su. Ben garnier'in çift fazlılarını daha çok seviyorum. Şeffaf kutunun içinde de zaten sarı çift fazlı olan var.
Minik kavanozları sadece kavanozu için aldığımı bilecek kadar beni tanıdığını varsayıyorum. O kavanozların solundaki minik şey de peeling. Peelingleri gereksiz buluyorum ama yine sürpriz kutudan çıktığı için kullanayım bitireyim diyorum. Zaten bir işe de yaramıyor. Ama belki yüzüme değil de duşta falan kullanırım. Yüze peeling çok da iyi bir şey değil galiba. Emin değilim bakmak lazım.
Bu konuda da bazı sorunlarım var. Kolonya biriktirmekten kendimi alamıyorum ama neyse ki kullanıyorum. O minik eyüp sabriler mesela 12 tane falandı, 4 tane kaldı. Birkaçı bitenler poşetimde (çok sormuşsunuz en yakın zamanda bitenler postu da gelecek). En sağdaki selin çok güzel kokuyor. Saçıma falan sıkıyorum ve o şekilde harika olduğunu keşfettim. Saçıma lisans 2. sınıftan beri kolonya sıkarım ve hiçbir zararını gördüğümü düşünmüyorum sevgili okur, merak edip de soracak olursan... Eyfel ise bir parfüm ama parfüm olarak çok kullanamıyorum, oda kokusu olarak kullanacağım. Bir de pereja alışverişimde (çok havalı bir unboxing adı gibi oldu ama el sabunu almıştım) hediye gelen bir pereja kolonya var. Kokusu ağır geldi onu da oda kokusu gibi falan bi şekilde kullanacağım. Şişesini çok beğendim. Ben ve şişeler....
21 Mayıs, 2025
Bitenler ve Geri Dönüşüme ya da Çöpe Gidenler
Merhaba Sevgili Okur,
Biliyorsun kasım ayında başladığım project pane bir süredir ara vermiştim. Daha doğrusu projeyi belirsiz bir süreliğine dondurmuştum; fakat o dönemlerde edinmeye çalıştığım ürün yedeklemeyi azaltmak, elindeki kullanmak ve bilinçli tüketim konularında yol almaya devam ediyorum. Hem tüketimlerimi takip etmek hem de bloga post çıksın maksadıyla bitirdiğim ürünleri bitiriyordum. Şimdi birlikte 21 Marttan beri bitirdiğim ürünleri inceleyelim.
Öncelikle iki adet rimel bitirdim. İkisi de açıktı ve uzun zamandır kullanıyordum. Normalde rimellerde 6 ayda elden çıkarmak, çöpe atmak öneriliyor hijyenik gerekçelerle, benimkiler bu süreyi aşmıştı. Artık kurumaya da başlamışlardı sanırım. Çok anlamıyorum rimellerde ama artık eski verimi alamıyordum. Bu yüzden ve süresi de çok geçtiği için artık elimden çıkardım.
Bir de ruj bitirdim. Beaulis first date'ti sanırıma adı; fakat yazısı silinmişti. Uzun zamandır elimdeydi. Çok severek kullandım. Bittiği zaman tekrar aldım. Bir tane daha bitirmeye çalıştığım kalem ruj var, ondan sonra kullanmaya geçeceğim. Benim günlük rujum olarak işlev görüyorlar.
Minik eyüp sabri kolonyalar almıştım hatırlarsan. Yeni koleksiyonlardı. 30 Aralık'ta satın almıştım (yılbaşı öncesi, güzel bir alışverişti..) fakat o zamandan beri kullanmaya kıyamamıştım. Artık kullanıma açtım. Bu kolonyaları çok sık kullanmak çok parfümsü yapılarından dolayı çok keyifli olmayabiliyor. Ama bir süre ara verdikten sonra tekrar dönüyorum. Özlemişim oluyorum o sırada ve yeni bir koku denemiş oluyorum. Çok seviyorum bu yüzden.
Minik boy lens solüsyonu bitirdim ve çok uzun sürüyor bunları bitirmek. Bu boyları seyahat için iyi oluyor.
Uni şişesinin solundaki şişede gül suyu vardı. Bundan elimde toplam 2 tane vardı ve bu ikincisiydi. Bitirmiş oldum. Bu şişeyi tekrar kullanırım.
Uni baby şişesi içinde Eyüp Sabri'nin bebek kolonyası vardı. Ama pembe veya mavi olan değil. Turunculu tontik bir şişesi vardı. Kokusunu kolonya olarak sevmemiştim. Çok uzun zaman önce almış olmama rağmen kullanmıyordum, kenarda duruyordu. Project pan vesilesiyle bitirmeye karar verdim ve bittiği için çok sevindim. Kolonyayı sevmeme sebeplerimden biri de şişesiydi, kullanımı rahat değildi. Bu yüzden bu uni baby şişesine koymuştum. Şişenin yarısı doluydu ve body mist gibi kullanarak bitirdim. Saçlarıma falan sıktım. Ama sevmedim ya gerçekten benden uzak olsun. Pembe ve mavi baby'ler güzel ama onları deneyebilirim bir ara.
Angie yazan body mist idi. Kokusu güzeldi, severek almıştım ve severek kullandım ama çok sıkıldım. Çünkü çok uzun sürede bitiyor. Öyle önüne gelen body misti almamak lazım, bitirmek zor oluyor.
Batiste kuru şampuan hakkında daha önce çok sevmediğimi söylemiştim. Daha doğrusu kuru şampuan olayını sevmediğimi söylemiştim; ama şişenin sonlarına doğru faydalı olduğuna karar verdim. Saçları gerçekten dolgun ve temiz gösteriyordu. Kışın her gün duş almazken kullanıyordum yani, bu yüzden evde bulunması için bitirdikten sonra bir tane daha aldım.
Böylece net bilançoyu göz önüne alırsak,
29 Ekim'de yazdığım posttaki görselleri inceleyelim.
21 Mart, 2025
Project Pan: Işıklar içinde uyusun
Merhaba Sevgili Okur,
Yeni bir güncelleme ile karşındayım. Bu sefer bir öncekilere göre daha farklı, pek sıradan olmayan bir güncelleme olacak. Projede revizyona gidiyoruz. Ya da projeyi lağvediyoruz. Bilemedim...
Öncelikle, bu projeye kasım ayında başladığımdan bu yana neler öğrendiğimden bahsetmek istiyorum:
Makyaj zevk işidir. Sevmediğin ürünü nefret ederek kullanmanın alemi yoktur. Ama tabi bilinçli satın alım yapmalıyız. Çöpe giden roll-ondan ilerleyen paragraftan bahsettiğimde ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksın sevgili okur.
Ürün biriktirmemeliyiz, bittikçe satın almalıyız. İndirimler yıl boyu devam ediyor. Ürünler bir yere kaçmıyor. Ayrıca arada sırada envanterimizde ne var ne yok bakmalıyız ki evdeki üç rimelin varlığını unutup 4.yü almamalıyız.
Ürünleri kenarda bekletmemeliyiz, gelen ürünü kullanmalıyız kullanmayacaksak alternatif kullanımlar bulmaya çalışmalıyız. Bunu otel şampuanları için hayata geçirmiştik. Otel sabunları için bir yol hala arıyorum.
Ürünleri de keyif alarak istediğimiz miktarda kullanmalıyız. Bitirme işi hırsa dönmemeli.
Ardından bahsetmek istediğin başlıklara geçmek istiyorum ve sonra toparlayacağım.
BİTENLER VE ÇÖPE GİDENLER
Geçtiğimiz aylarda daima bitenler olarak bahsettiğim bu başlık bu ay maalesef ki çöpe giden ürün de içeriyor. Kendisi de fotoğrafın en solunda kırmızı başlığıyla duruyor: roll-on. Evet, çöpe en gitmeyecek kategori olduğunu düşünürsün şu ürünün ama maalesef kullanmaya tahammül edemediğim bir ürün oldu. Bunları üçlü olarak almıştım biliyorsun ve şişeleri plastik. Sağındaki yeşil şapkalıyı çok severek kullandım ve 4 ayda bitirdim ama bunda inanılmaz garip bir plastik kokusu alıyorum. Ancak bir iki kere kullanabildim, kötü kokunun ondan geldiğini de ancak anlayabildim ve çöpe yollamaya karar verdim. Üçüncüsünü kullanmaya geçtim ve onda da plastik kokusu falan yok gayet severek kullanıyorum. Bu maalesef kötü çıktı ve deodorant gibi şeyleri stoklamanın ne kadar yanlış olduğunu gösterdi adeta.... Ama hakkımı da yemeyeyim amacım depolamak değildi de üçlü alınca indirimli oluyordu. Sağındaki yeşil olanı da project pande izlemiştik ve aslında bitirme niyetiyle değil bir roll-onu ne kadar sürede kullandığımı izlemek istediğim için eklediğimi söylemiştim. Öğrendim: 4 ayda bitiriyormuşum. Bu yüzden roll-onları project panden çıkarıyorum. Tabi eğer proje feshedilmiyorsa......
Bir diğer ürün yine hiç sevmeyerek kullandığım gül vücut losyonuydu. Galiba bu kadar hate panin bir araya gelmesi sonucu bu projeden biraz yıldım ama sonuçta bitirdim. Şişesini saklayacağım seyahatlarde kullanırım.
Mavi şişede otel şampuanlarından yaptığım vücut losyonu vardı ve bitti. O da çok zevkle kullandığım bir şey değildi, bir başka hate pan..
Loreal'in yüz kremini maalesef ki bitirdim fakat elimdeki Frudia krem de yüz kremi olarak kullanılıyormuş onu öğrenince ona geçtim. Fakat elimde başka krem yok, elimdekinin bitmesine yakın satın almalıyım.
Yine Frudia'nın el kremini proje içindeyken almıştım, severek kullandım, kokusu çok güzeldi. Nemlendirmesi ve emilmesi de fena değildi. Diğer çeşitlerini de belki denerim ileride ama şu an için elimdeki minik kavanozlara evdeki büyük kremlerden doldurup kullanıyorum. Bu sistemden memnunum, bir süre böyle ilerlemeyi planlıyorum. Çünkü elimdeki el ve vücut kremleri kullanmayı sevdiğim ürünler artık.
Son olarak Yves Rocher'nin lipbalmını bitirdim. Düzlendi ama içinde kalan ürünü kullanmamaya karar verdim. Gerçek project panciler onu da kullanıyor ama benim ona takatim yok pek, senin de olmazdı sevgili okur, biliyorum. Bir lipbalmı bu derece bitirmek bile benim için bir başarıyken, onu kutlamak istiyorum. Kendime eziyete dönüştürmek istemiyorum bu işi.
Biten ve maalesef çöpe giden ürünlerim bu şekildeydi. Devam edelim.
Bir şey olmayacak. Canım tekrar projeye başlamak istediğinde başlayacağım, elimdeki ürünlerden sıkılıp bitirme maratonuna girdiğimde tekrar ürünlerimizi seçip hedeflerimizi belirleriz; ama o zamana dek ancak bitenler postu filan atarım. Çünkü biten ürünleri kaydetme işini sevdim. Bir de arada panlamak istediğim ürünler olursa bahsedebilirim. Örneğin yukarıdaki body mist ve ruju da panlamaya başlıyorum. Kayda değer ilerlemeler kaydedersem ya da bittiklerinde gelişmesinden haberdar ederim. Sağdaki yine bir heves alınıp çok da bayılınmamış bir body mist, neyse ki diğerine göre çok çok daha az miktar var içinde. Bitmesi zor olmaz yine de ama bu üçlü hate pani kullanırken gerçekten sevdiğim parfümlerimi hiç kullanmıyorum ona üzülüyorum. Neyse işte ders olsa body mist konusunda dikkatli olayım bundan sonra.
Soldaki de bir likit ruj. İlk likit rujum ve likit rujları hiç sevmediğimi fark ettiğim ürün. Sürümü kolay değil bence. Kalıcıkları normal rujlara göre daha iyi ama ben çok kalıcılık arayan bir insan da değilim. Neyse bu minik şeyi bazen allık olarak bazen dudaklarımda falan kullanacağım, bakalım bitirebilecek miyim ya da ne zaman bitirebileceğim. İzlediğim bazı project panciler bunlardan bir sürü bitiriyor hem de tam boyunu falan, nasıl bir his çok merak ediyorum.
Öyle işte. Belki bir sonraki postta favori ürünlerimi ya da hakkını vererek kullandığım far paletlerimi gösteririm.
Sevgiler,
Didem
01 Mart, 2025
Project Pan 4. Güncelleme
Merhaba sevgili okur,
1 ay daha geçti. Project pan ve low buy year challengelarımızda bazı gelişmeler oldu. Bazı heyecan verici sonuçlarımız var; fakat bazı satın alımlar da yaşandı. Hepsinden sırayla bahsedeceğiz.
Öncelikle project pane yakışır bazı girişimlerde bulunarak şu otel şampuan ve vücut losyonlarını karşıma aldım. Bunlar genelde verildiği yerde kullanmadığım ürünlerdi. Çünkü ben nereye gidersem şampuanımı da yanımda götürürüm ve bu otel şampuanları asla kaliteli değildir. Yine de verildiği için bavuluma atar, bir sonraki seyahatte kullanırım niyetiyle saklarım. Bir sonraki seyahat gelse de bu şampuanları kullanmaya sıra hiç gelmez. Çünkü sevgili okur bilirsin ki bunlar saçı keçeleştirir, ne kokusu vardır ne güzel köpürür, bu yüzden de insanın eli asla gitmez. Ben de hiçbir seyahate bunları götürmeyeceğime kanaat getirince hepsini gördüğün mavi şişeye boşalttım ve vücut losyonu olarak kullanıyorum. Zaten az bir ürüncü ama ilerlemesinden bahsedeceğim. Bu şişelerin içinde kalanlar da oldu tabi, makyaj fırçalarımı yıkarken içlerini çalkalayarak kullanıyorum ve gerçekten iç rahatlığıyla bunları emekli ediyorum. Belki şişeleri geri dönüşüme atarım belki seyahatlerde kendi şampuanımı koymak için kullanırım buna henüz karar vermedim. Fakat sanırım dönüşüme yollarım çünkü elimde yeterince boş şişe var. Henüz bir karar veremediğim nokta bu ürünlerin minik sabun halleri. Birkaç tane var elimde. Onları nasıl değerlendireceğimi bilmiyorum. Bir yöntem arıyorum. Bulursam seninle de paylaşırım.
![]() |
BİTENLER!!!
Bitenlerimiz bu ay güzeldi sevgili okur.
Öncelikle Uni baby'nin kolonyası bitti. Çok şükür!!! Gerçekten pek sevmeyerek kullandım. Evde body mist gibi sıkıyordum. Bir daha kesinlikle almayacağım bir ürün. Çünkü yerine yenileri geldi zaten...
2. ürün Yves Rocher'nin kayısılı vücut peelingi. O da bitti. Ambalajı keserek içindekileri de bitirdim. Çok etkili mi emin değildim ama şu anda kullandığım peelinge kıyasla baya etkiliymiş. Ama yeniden almam çünkü peeling kategorisini gerekli bulmuyorum.
3. boş şeffaf şişe Johnson's Baby kolonyasıydı. Onu da body mist gibi kullanarak bitirdim sonunda. Onu da sevmedim ve yeniden almam.
4. kolonya gül kolonyasıydı. Elimde iki tane vardı. Birini bitirdim diğerinde de ilerleme var.
5. şişeyi ibretlik olarak koydum sevgili okur. Bu şişeyi ben eylülden beri bitirmişimdir. %100 doğal gül suyuyla gönül bağım var. Bunu da Isparta'dan almıştım ve elimde iki bidon daha var. Evet sevgili okur, onlar da bu boy... Bu bidonu da saklayacağım, Eyüp Sabri'den kolonya doldururum diye düşünüyorum.
Bir sonraki güncellemede muhtemelen bitmiş olacaklar:
Bu ay biraz karışık bir ay oldu. Geçen ay Samsun'a gideceğimiz için sonuçları 1 hafta erken yazmıştım. Samsun'da bu ürünlerin çoğunu kullanamadım. Evime dönünce rutine de geri döndüm. Genel olarak project pan ürünlerine sadık kaldım ve güzel ilerlemeler oldu. Ama parfümlerde örneğin biraz çeşitlilik aramaya başladığım bir ay oldu. ikincisi, nemlendiricilerimdeki azalma kendime alışveriş yapmayı hak görme gibi bir mantığa neden oldu ve almamam gereken şeyleri aldım. En zayıf kategorim olan vücut losyonu ve kolonya kategorisinde bazı alışverişler yaşandı.
Bunun yanında ne zamandır dolapta duran, hem yer işgal eden hem bir şeye yaramayan otel şampuanlarına savaş açmam bir kazanım oldu. Onları da sırf bitsinler diye israf etmedim, aksine içlerini çalkalayarak kullanıyorum.
Genel olarak projeden memnunum. Dolapta ürün biriktirme, kullanmadığın halde saklama ya da kullanmamaya kıyamama alışkanlıklarımı bıraktığımı düşünüyorum. Makyaj malzemelerimde de pek kullanmadığım paletlerin tadını çıkarıyorum. Kendimi kullanmak için zorlamıyorum ama sana daha önceki postlarda gösterdiğim paleti kullanmaya devam ediyorum. Onda bir renk var dibini görmek istediğim, onu gördükten sonra da yine pek az kullandığım bir renkli palete geçeceğim. Onun da biraz hakkını verelim.
Bir sonraki postta bu süreçte aldıklarımı göstersem mi diye düşünüyorum ama kararsızım sevgili okur çünkü kantarın topuzu kaçtı...

.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)


.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)


.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)


.jpeg)



.jpeg)



