19 Mayıs, 2018

19 Mayıs raporu

Sevgili blog okuyucusu,

Saat henüz öğle saatlerini göstermesine rağmen ekstra güncelleme takviyesi almış gibi verimli bir gün yaşıyorum. Uyanıp gönüllüsü olduğum derneğin çıkaracağı derginin yeni sayısı için toplanan yazıları imla ve yazım kuralları açısından değerlendirip gerekli düzenlemeleri yaptım. Canım tasarımcımıza ve dernek yönetimine yazıları yolladım. Kpss başvurumu tamamladım. Ki bu günün en zor işiydi. Hem sınav başvuru tarihini kaçırmamak hem de başvuru işini çözmek büyük meziyetti doğrusu. Şimdi öğle kahvemi içip okuldaki panayıra gitmek için hazırlanacağım.

Vatanına ve milletine faydalı insanların yapacağı gibi erken uyanmalı verimli günler diliyorum.

27 Nisan, 2018

Yemek.avi

Merhaba Sevgili Okur.

Yorgun bir blog yazıyorum zira temizlik yapmak beni yorar. Üstelik çorba da yaptım, hatta okula ve eskiden devam ettiğim kursuma bir hocamla görüşmeye de gittim. Gitmeden önce zaten temizlik yaptığım için yorgundum; üstüne bir de okula gittim, eve dönüp çorba yaptım derken... Lafı bunca uzattım; ama ana fikri paylaştığına eminim.

Aklımda, son zamanlardaki favori blog yazma stilim olan fotoğraf yorumlama var. Öncelikle benim hazırladığım yemek un tarhanası çorbasıydı. Annemin tarifini kaybettiğim ve annemden "Gecenin 10unda çorba mı yapılır!?" tepkisi almak istemediğim için internetten tarif arayarak bir şeyler hazırladım; fakat istediğim gibi olmadı. En kısa zamanda annemden tarifini istemeliyim ve tarif defteri tutmalıyım. Bu imkansızlıklar ekşi sözlükte tarhana çorbası başlığından birine mesaj attım(ekşi yazarıyım) "Acaba çorbayı hazırlarken önce salça kavuruyor musunuz ve sarımsakları hangi aşamada ekliyorsunuz?" diye. Eskiden daha havalı şeyler araştırırdım. Her neyse çorba üzerine söyleyecek çok fazla sözüm yok.

Şimdi işin en eğlenceli kısmı olan bir gurmeymiş, bir gastronommuşçasına yemek eleştirme kısmına geliyorum. Bayılıyorum yemek tarifleri ve fotoğraflarıyla konuşup onlarla kavga etmeye.


Şişe kabak, biber, soğan, domates, mantar, havuç dizerek yapılan hem sağlıklı hem de lezzetliye benzeyen bir yemek. Sarı görünen şey nedir, cheddar peyniri midir diye merak etsem de böyle bir yemekte tercih edeceğimi düşünmediğim bir malzeme olduğu için pek önemi yok. Ek olarak patlıcan da güzel eşlikçi olabilir. Bunun için fırın ve şişlere ihtiyacımız var. Temin edilebilir gereçler. Pratiklik, malzemeye ulaşım, fiyat/performans tam not alıyor.


 Salatanın pek bir enterasan yanı yok. Tabi, zeytinlerin çekirdekleriyle eklenmesi ve domateslerin bütün bütün atılması haricinde; fakat peynir salataya hem çok yakışan hem benim koymayı pek sık unuttuğum (evde çoğu zaman bulunmayışından olabilir) bir malzeme. Yine de sen domatesleri de doğra ve peynirleri de zar büyüklüğünde falan koymaya çalış ki her lokmada peynir tadı alabilesin sevgili okur. Aksi halde böyle bir salata için fiyatı 5.45 ₺ olan süzme peynirin tamamını kullanmak zorunda kalabilirsin. Kahvaltıda da salatanın kalanını yersin artık.



Yine domatesin dalından koptuğu haliyle soframıza ulaştığı bir versiyon vefakat salata, malzemelerin doğranması usulüyle yapılan bir yemek.  Beyaz peynirin küp küp katılması kadar kaşar peynirinin rendelenmesi hatta yapılabiliyorsa (Pide 55 yapabiliyor valla demek ki imkansız değil) onun da rendelenmesi güzel oluyor; fakat kaşar peynirdense beyaz peyniri seviyorum yalan yok. Hele süzme peynir en iyisi bence. Onun da artmış, kalmış peynirlerden yapıldığını duymuştum ama böyle şeyler benim midemi bulandırmaz. İçinde ne olduğunu bilmediğimiz, asitinden ötürü boğaz yakan siyah bir içecek içiyoruz nihayetinde.


Ceviz de salataya çok yakışan bir yemiş, faydaları saymakla bitmez ve milyonlarca sayfada gerek suyunun gerek kendisinin yararları zaten anlatıldığı için burada bahsetmeye gerek görmüyorum. Kabuklu cevizin kilosu 12 lira, içinin kilosu burada anamayacağım meblağlarda olduğu ve kabuk ayıklamak suretiyle ceviz barındıran salata yapmak, oldukça basit olan bu öğünü hazırlamakta gereksiz bir emek ziyanı ve maddi külfet oluşturduğu için, 'simple is the best' mantığından çok uzaklaşmamak lazım. Bir de ceviz yoğurtlu salataların içinde daha güzel oluyor, yeşil salatada da güzel olsa da elzem değil. Salataya haşlanmış penne makarna konması güzel bir fikir, domateslerin kabuklarının soyulması ise efsane bir artı. Yıllarca yurtlarda kabuğu soyulmayan domateslerin yemek içindeki, etin tırnaktan ayrılmayacağı misali birbirine bağlı durması gereken; fakat ısıyla birlikte kabuğundan ayrılışının hazin durumunu gözlemledim. Meret domatesin etli kısmından ayrılmasa sorun değil ama kabuklu domatesten yapılan yemek, tam bir strateji hatası. Vitamini kabuğunda mıdır bilemem gözümle görmediğim için ama her şey vitamin değil.

-Kalp krizi riski taşıyanlar, yaşlılar ve hamileler için hassas içerik-


-Kalp krizi riski taşıyanlar, yaşlılar ve hamileler için hassas içerik-

Yaradan balıkları gözleriyle masada bizleri süzsünler diye değil, açık denizlerde ya da kapalı sularda yönlerini bulsunlar diye vermiş. Bu yemeğin adı her neyse bunu yapmayın, balıkların gözlerini sofralarınızdan uzak tut sevgili okur. Balık temizleme pratiği bu estetik görüntüden uzak durumu bertaraf etmek için üretilmiş bir zanaattır. Artık yok olmaya yüz tutmuş bu zaanatı nesiller boyu aktaralım.

Yemek.avi serimizin şimdilik sonuna geldik sevgili okur. Benim için oldukça faydalı bir araştırma oldu. İlk görseldeki şiş yemeğini fırında pişirmek suretiyle deneyeceğim kesinlikle. 

Yeni tatlarda buluşmak dileğiyle,
Afiyetler.


24 Mart, 2018

Didem'in Mutfağı - Mercimek çorbasına dair bildiğiniz her şey

Merhaba sevgili okur. Yeni bir Didem'in mutfağı yazısında bir aradayız ve bugün enfes sırlara davetiye çıkaran, mercimek çorbası tartışmalarını birlikte yürüteceğiz. Ben de bunların bir kısmını yaklaşık bir saat önce çorba yapmaya başlamadan önce öğrendim, bir kısmınıysa kendim keşfettim. Evet muhterem okur, mutfakta keşifler yapmaktan ziyadesiyle hoşlandığımı halihazırda biliyorsun zaten.

Mercimek çorbası tarifine geçmeden önce, şu ana dek yazılmış tüm külliyata teessüf ederek başlamak istiyorum sözlerime. Anladığım üzere tarif yazan herkes mükemmel, zaten her şeyi biliyor, bilgilerinden faydalanmak isteyen bizlere ise sırlarını kati suretle vermek istemiyorlar. (Aynı külliyatın mağduru olduğum günlerden kalma bir önceki yazımda terbiyeli tavuk haşlama tarifinde terbiyenin katılış aşaması konusunda yaşadığım zorluklardan bahsetmiştim.) Efendim ben hayal edemiyorum ki blenderın nasıl kullanıldığının anlatılmadığı bir mercimek çorbası tarifi verilebilsin. İlk mercimek çorbası deneyimimizde bir blendırımız olmadığı ve süzgeç yönteminden bihaber olduğumuz için, çorba olarak içmek yerine yemek olarak tüketmeyi tercih etmiştik. Nihayetinde ek besine yeni geçmiş dişsiz bir sabi olmadığımız için pütürlü gıdalar konusunda bir çekincemiz de yok. Lezzeti yerinde bir yemek olmasına öyleydi de, beşer çorba ister. Parası neyse verelim bir blender alalım, sıcacık mercimek çorbaları, ezogelinler, brokoliler içelim dedik.(brokoli demedik) Bu sefer de internette bulduğum tariflerin hemen tümü süzme yöntemiyle mercimek çorbasının nasıl yapılacağını anlatmış, videoların bir kısmı pütürlü sebzelerin nasıl akışkan bir çorba kıvamına geldiğini açıklamaktan imtina etmiş, bulabildiğim tek tarif ise yalnızca hangi aşamada blenderdan geçirileceğini söylemiş.

Deneme yanılma yöntemiyle, kah zaman zaman tüm duvarlara mercimek çorbası sıçradığını hayal ederek kah üzerime çorba sıçratarak deneyimi tamamladım ve ilk bakışta içindeki sebzelerin ne olduğunun anlaşılamayacağı; ancak eşsiz lezzetine bakanların bu bilgiye vakıf olacağı bir kıvam elde ettim. Ettim etmesine de, kıvamının biraz katı olduğunu ben söylemesem dahi tahmin edebileceğini düşünüyorum sevgili okur. Elbette, derhal tarifi açtım ve şu küstahlıkla karşılaştım: "Çorbanız koyu olduysa panik yapmayın. Muhtemelen ölçüleri şaşırdınız, Sıcak su ekleyebilirsiniz."

Artık, internetin  yaygın kullanımından 2003'e dek geçen sürede üretilen bilgiden fazlası bir yılda üretilmektedir(kaynak: yds 2017 ilkbahar sınavı) İşte böyle bilgilerle üretiliyor o külliyat sevgili okur.

Şimdi, gerçek bir mercimek çorbası nasıl görünmelidir, onu inceleyeceğiz.

Pütürlü tarif. Süzmek veya blenderdan geçirip suretiyle akışkan bir kıvam elde edilebilir, yemeğin ilk halidir ve kimileri böyle yemeyi tercih eder. Makbuldür.


Bu, gazetenin bana söylediği ölçüleri kaçırmış olduğumuz aşama. Ayrıca blenderdan iyi geçmemiş ve içine kırmızı biber ile karabiber de atılmamış. Lezzetsiz ve koyu kıvamlı çorbalar için ideal bir görüntü, sevmediğin bir tanıdığın yemeğe gelirse filan kullanabilirsin sevgili okur, aksi halde tercih etmeni önermem.


Bu renkte mercimek çorbası yapılması için içine istenmeyen birtakım katkı maddeleri eklemek gerektiği görüşündeyim. Ancak bir un tarhanası ya da denemediğim için emin olamıyorum; ama ezogelin çorbası bu renkte olabilir. Salça ile olacak iş değil. 


İşte arzu ettiğimiz görüntü ve sunum. Benim yaptığım da tıpkı böyle görünüyor işte. Lokanta usulü sarı mercimek çorbası. (sarı olduğunu vurgulayan birçok tarif var internette.)

Mercimek çorbasıyla ilgili bilinenlerin sonuna geldik. Yeni tariflerde görüşmek dileğiyle.

Hoşçakal sevgili okur.

23 Haziran, 2017

Didem'in Mutfağı..........

Merhaba sevgili okur.
Bu yazıda sana yaptığım yemeklerden ve efsanevi temizlikten bahsedeceğim. Gerçekten gerek var mıydı bunları yaşamama hiç bilmiyorum.

Öncelikle bilen bilir lise zamanlarında yemeklerimizi bir dönem öğretmenevinde yerdik. Köri ve Hünkar bir yerden sonra sıkabiliyor zira. Öğretmenevi'nde ise sulu ev yemekleri olurdu. Bu arada arada sırada mantı yediğimiz bir de esnaf lokantası vardı; ama esnaf lokantası olduğu için öğrenciye lüks kalırdı.  öğretmenevinde favori yemeklerimden bir tanesi patates ve tavuk haşlamaydı. Hem doyurucu, hem sağlıklı, hem lezzetli, hem de ucuz  olduğu için favorimdi. Patates ve tavuk olurdu içinde.
Burada yaşarken yemeklerimi kendim yaptığım için de, eski günleri yadetmek maksadıyla deneyeyim bakalım dedim. Ah sevgili okur neden dedim ki bunu? Domates soslu makarnanın ahı çok fena tuttu.

Öncelikle internette içime sinen bir patates tavuk haşlama tarifi bulamadım. Tariflerin bir kısmı tavukları terbiyelerken, bir kısmı terbiyeyi suya katıyor. Bu ikisi arasındaki farkı ve terbiyenin ne işe yaradığını yazsalardı tarife, ben de bana uygun olan yolu seçebilirdim. Olmadı. Ben de suya terbiye katmak yolunu -kolay olan- seçtim ve bir daha denemeyi bile düşünmem.
Bir de, ben öğretmenevinde yemeğin içinde soğan haşlama yoktu; fakat tariflerde gördüğüm için deneyeyim dedim. Külliyen hata! Hatırlamak dahi istemediğim bir diğer detay yemek piştikten sonra kara biber eklemek ve bir iki taşım daha kaynatmak. Baharatların tadını yemek içinde çok alamayan ve bu yüzden kimi zaman işlevsiz olduklarını düşünen biri olarak karabiberin bir yemeğe nasıl tat -lezzet demeye dilim varmıyor diğer yemek bloggerları gibi. zaten yemek bloggerı da değilim- kattığını ziyadesiyle fark ettim.

Fena değildi yeniyordu; ama benim yemek lezzetindeki ölçütüm o yemeği birine ikram etmeyi isteyip istemeyeceğimdir. İnsan kendi yaptığını yer bir şekilde, karın doyurmak için.

İşte böyle sevgili okur. Dönemin sonlarına yaklaşırken Didem'in Mutfağı'nın enlerini seçelim.


Yenilmeyecek, çöpe dökülecek seviye: Un helvası. Sadece tadına baktım ve hala midem bulanıyor. Allah affetsin.
En lezizzzzzz: Köri soslu tavuk. Kahveci Hacıbaba'da yediğim köri soslu tavuklardan bir şey öğrenmişim demek ki.
Basit olduğu için kötü yapılamayacak: Mantar kavurma, kuru fasülye
Ne olduğuna karar veremediğim: Sebzeli makarna. Bu yemeği yapmak çok zevkliydi; tadı da kötü değildi; ama çok bayılmadım. Yine de yapmayı canımın istediği bir yemek. Tuhaf duygular içindeyim bu yemekle ilgili, sanırım geliştirilmeye açık bir yönüm.

Efsanevi temizliği yazmak için enerjim kalmadı sevgili okur. Adı üstünde efsanevi olduğu için çok yoruldum.

05 Haziran, 2017

Hayatımın en rahatsız iki saatlerinden birini geçirmeye geldim.
Evet dostlar doğru bildiniz. Sunum yapacağım dün bahsettiğin derse.

09:25
Bitti. Hayatı yeniden yeşil görüyorum.

Ertesi gün 01:11
Beklediğim kadar kötü değilmiş meğer.

:'(

Daha önce bir ders için "Bu dersi almamak için bu okula gelmekten vazgeçebilirdim dediğim bir ders vardı ki, bilen bilir okulumu çok severim.
Yarın sunum yapacağım bir ders var ki, bu dersi almamak için Erasmus'a gelmeyebilirdim.
Ki bilen bilir bu, ilki kadar büyük bir cümle değil.

Çok mutsuzum sevgili blog okuyucusu, yarını pas geçip çarşambaya atlamamız lazım, ACİLL!!

Bu arada bugün bir porsiyon daha yemek yedim ama hala 2 günlük yemeğim var. Umarım 2 gündür yani. de olmasın çünkü 4 gün aynı yemeği yemek zaten yeterli, 5'e gerek yok.

04 Haziran, 2017

ödev

Bugün aşırı ders çalıştım sevgili okur.
Bir sunumum ve bir makalem var üzerinde çalıştığım.
Adeta TSK yurtta, -1 kat seviyesindeki tepemde havalandırmanın açık olduğu çalışma masamda, yanımda bol sütlü neskafemi yudumlarken şalıma sarılıyormuşçasına ders çalıştım.
Allah affetsin.

Bugün çok ders çalışmanın yanında çok da yemek yaptım. Normalde yemeklerini günlük yapan birisi için çok yani. En az 2 hatta belki 3 günlük daha yemeğin var. Yemeğimin ismi: Patatesli, havuçlu, bezelyeli yemek. Diğenin ismi: Mısırlı pilav. Mısırlı pilav hem içinde yer alan mısır tanelerini anlatıyor hem de Kırklarelili Didem gibi, pilavın kütüğüne dahil bilgiler içeriyor. Mısır'da dedesi olan bir insan için oldukça sıradan bir isim. Sulu yemeğimin ismini ise besin maddelerini tencereye atma sıramıza göre oluşturdum.

Verimli bir gün.