30 Kasım, 2025

Bitenler ve Kırılanlar :(

 Merhaba Sevgili Okur,

Tamamı project panimde olmasa da bazı ürünler bitirdim ve aslında ben bütün evi bir project pan sahası olarak gördüğüm için bunlar da teknik olarak project panimde sayılabilir... Ürünlerden birinin vücut nemlendiricisi olması ve maalesef benim elimde daha bir sürü olması nedeniyle gerçekten sevindirici bazı kullanımlar denebilir. 

Öncelikle geçtiğimiz postların birinde kuru şampuandan pek hoşlanmadığımı söylemiştim; fakat sonra evde bulunsun diye tekrar almıştım ve bu şişeyi kullanırken aslında hoşlanmaya başladığımı düşündüm. Bazı günler kurtarıcı olabilir çünkü. bu versiyonun kokusu falan çok hafifti özellikle çok beğendim. Evde bir yedeğim vardı watsons sürpriz kutusundan çıkan, şimdi onu kullanıyorum; fakat kokusunu biraz ağır buldum. Yine de kullanılır. 

Diğer bitenim vücut kremi. Çok güzel emilen, hafif bir kokusu olan, yapısı filan çok güzel bir kremdi. Gerçekten severek kullandım. Kutuyu kesip içindekileri ayrı bir yere boşalttım yani tamamını kullanmış oldum. Zaten biraz yüksek fiyatlı bir şey. Ben indirimden almıştım ama yine de ziyan olmaması gereken bir üründü. Bunun yerine geçen postlarda bahsettiğim otel ürünlerini kullanmaya geçeceğim. 

Minik mavi şey bir yüz peelingiydi. Çok uzun zaman süründükten sonra duşakabine koyunca düzenli kullanarak bitirdim. Haftada bir filan minik yüz keseme biraz döküp yüzümü nazikçe keseleyerek kullandım. Ama peelingleri hala saçma buluyorum. Kese başlı başına o işi yapıyor??

Turuncu nivea lip balm maalesef kaç yıllık olduğunu söylemekten utandığım, ara ara kullanmayı bırakmayı düşündüğüm; ama aslında yapısında ve kokusunda bir değişiklik olmadığı için kıyamadığım bir lipbalmdı. Çok sevdiğim ve iyi nemlendirdiği de söylenemez. Tekrar alacağım bir şey değil ama bittiği için memnunum.

Pudramı ise maalesef istemeden sonsuzluğa uğurladık. Şifonyer mi denir, yatak odasındaki parfümleri falan koyduğumuz şeyin tozunu alırken yanlışlıkla makyaj çantamı yere düşürdüm ve pudranın zaten kapağı filan kırık olduğu için ters düşmenin de etkisiyle kırıldı. Tozları toplayacaktım ama düştüğü yerde toz almak için kullandığım cam sil gibi bir şey vardı ve hem kimyasala temas etti, hem zaten ıslandı filan iflah olmayacağını ayrıca hijyenik de olmayacağını düşünerek vedalaştım. Tamamen bittiğini görmeyi çok istiyordum, çünkü oldukça az kalmıştı. Sanırım paketin 1/4'i çöpe gitmiş oldu. Severek kullandığım bir pudraydı, pembeydi ve gül kokuyordu. Dream pudra yani resmen. 


Ayrıca evde de şampuan falan gibi şeyler bitirdim ama onları bu seride göstermiyorum. Yedek ürünlerimi koyduğum dolabım biraz hafifliyor bunun için memnunum. 

03 Kasım, 2025

Project pan

Merhaba Sevgili Okur,

11 Temmuzda başladığım project pan ürünlerimdeki son durumu paylaşmak istiyorum, çıkanları falan belirleyelim diyorum. Kalanların ne kadar ilerlediği konusunu da bir sonraki postta tartışırız. Böyle ekstra bir post atmak istedim ki, yazma pratiği olsun. Eskiden hem bloz hem gönünlük falan yazardım ama artık konuşurken bile cümle kurasım gelmiyor. 

Öncelikle güneş kategorisi ürünlerinde güzel ilerlememiz var. İkisi de bitti. Sağdaki zaten az kalmıştı, pek sevmiyordum beyazlık bıraktığı için. Soldaki ise güzeldi severek kullandım. Şimdi L'oreal'den kullanıyorum bir tane. Onu projeye katabilirim.



Otel ürünlerinden ise yıldımm. Şampuanları kullandım duş jeli olarak; fakat vücut sütlerini 150 ml kavanoza boşalttığımda neredeyse tamamını doldurdu ve bu benim motivasyonumu yıktı geçti. Beklediğimden çok ürün çıktı ve kullanması oldukça uzun sürecek. Oysa benim kenarda kullanmak istediğim ve bunun için heyecanlı olduğum farklı vücut kremlerim vardı. Bu yüzden bunları kavanoza boşalttım; fakat başka bir kreme geçtim. Aveeno kullanıyorum şu aralar. Ama bu kavanozu da kullanacağım merak etme. 



Aşağıdaki kategoride de güzel ilerlememiz var. Chakra body mist, en sağdaki mini boy rexona roll on ve onun solundaki yeşil deodorant bitti. Chakranın yanındaki yeşil body mist ile aşağıdaki seviyeden azaldı ama sanırım biraz sıkıldım ve pek kullanmıyorum şu aralar. Onu yaza çok yakıştırıyorum, bu yüzden kışın elim pek gitmiyor. Bilmiyorum yine de project panden çıkardım diyemem. 



Temizleyiciler kategorisi de pek fena değil; fakat ilk ürün olan beyaz peeling bitmedi :D Sağdaki mavi kafalı temizleme jeli bitti. Onun yanındaki yeşil de ilerliyor, memnunum zaten bitmesini istemiyorum. Onun sağındaki garnier makyaj temizleme suyu bitti. Onun sağındaki refill şişede de sarı garnier vardı o da bitti. Öndeki iki zero minik kavanoz bitti. Soldaki de peelingdi ve o bitmedi. 

Ama yani bu kategoride 3 ürün kaldı sadece. 1'inin bitmesi için acelem yok. Ama 2 peeling daha sürünür gibi geliyor.


Sonraki karışık kategoride pek gelişim yok işte. Soldaki nivea vücut nemlendirme kremi bitti. 

Mavi yumoşu saldım artık bitmese de olur, lazım oldukça kullanıyorum. 

Mavi face mist bitse iyi olurdu ama ancak yarıya geldi. 

Mor saç spreyi az kaldı gibi, 1/4'i kalmıştır. Güzel gidiyor kullanmaktan memnunum. 

Kahverengi saç yağını pek kullanmıyorum. Aklıma geldikçe. Ayda 2 falandır yani. Sağdaki minik dalin vücut yağı bitti. Vücut yağını pek sevmediğimi daha önce söylemiştim. 

Ennnn sağdaki beyaz aydınlatma kremi de bitmedi. Onun daha sürüneceği var muhtemelen.



Nemlendiriciler oldukça iyi durumda. Soldaki yeşil bitti, içini filan da kestim. Güzeldi onu seviyorum yine denk gelirse kullanırım.

Mavi mia çok az kaldı ama onu sevdiğim ve hemen bitsin istemediğim için kullanmayı bıraktım. Şimdi bitirmek istediğim göz kremlerini falan kullanıyorum. 

Sağdaki göz kremi de bu şekilde kullanılıyor ve bu hafta biter. Kavanoza boşalttım zaten demiştim. 

En sağdaki frudiayı da bitirdim kavanozuna başka şeyler dolduruyorum. İyi oluyor. Yüz kremi ürünlerim elimde yedekli olarak var. 


Kolonya kategorisinde de biraz sadeleştim ve sakinleştim. Çok fazla çeşit denemiyorum artık, sevdiğim ürünlerle ilerliyorum. 

4 Eyüp Sabri'den 1 tane kaldı sadece. 2 tanesini filan arkadaşıma verdim ama, ufak bir cheating gibi görünse de gerçekten başka şekilde bitiremezdim... Son kalanlarda çok zorlandım bu seride. Limon kolonyası devam ya maceraya gerek yok.

Eyfel duruyor öyle kullanmıyorum. Birine vereceğim muhtemelen. 

Pereja duruyor, eyüp sabri bitince ona geçeceğim arada saçıma falan sıkmalık. 

En sağdaki Selin de bitti gibi, az kalınca elimdeki yedeğe boşaltıp onun şişesini fulledim. Şişe azaldı elimde. Bu da minik bi cheating ama şişe kalabalığı azaldığı için olumlu. 



Güncel bir project pan postu yakındır sevgili okur.

Biten bitmiştir bittiği gün bitmiştir

 



Merhaba Sevgili Okur,

Ben göz kremi insanı olmadığıma karar verdim. Ya da tüp formda göz kremi insanı değilim, bu konuyu tam olarak netleştiremedim. Görselde gördüğün ilk iki ürün göz kremi ve ben bunları bir türlü kullanamıyordum. Halbuki kullanmak da istiyorum. En son bunları minik kavanozlara aktardım ve tüm yüzüme kullanıyorum. Bu şekilde değerlendirmeye karar verdim ve daha iyi oldu sanki. Bir dahakine de göz kremi alırsam kavanozda alacağım. 

Maskara bitti. Bu baya iyiydi tekrar alırım. 

Kurtuluşta yaşarken aldığım yüz temizleyici yeni bitti. Gerçekten her yıl 27 Ekimde toplanıp bu temizleyicinin bitişini kutlamalıyız zira yaklaşık 4.5 yıllık bir üründü ve hala kullanmam ne derece sağlıklı emin değilim. Yine de kokusunda falan değişiklik olmadığı için kullanıyordum. Elimdeki bu derece eski ürünleri tüketiyorum ve neyse ki bu rezilliği tekrar yaşamayıp ben de normal insanlar gibi 1 yılda falan bitireceğim bundan sonra ürünleri. Ben bu temizleme jelini aldım çünkü o zaman elimde hiç yüz temizleme jeli yoktu ve kullanmak gerekiyor diye düşünüyordum. Çok içerik falan bakmadan aldım hatta, araştırsam bunu almazdım muhtemelen. Sonra düzenli kullanmadığım için süründü de süründü. Artık cilt bakım rutinim oturdu gibi o yüzden bu sorunlar da tekrarlanmayacak diye umuyorum. 

Son ürün yakın zamanda aldığım ve 4-5 kullanımda biten oje kurutucu. Faydası oldu gibi ama çabuk bitiyor. Bir yandan da istediğim kadar verim de almadım. O yüzden tekrar denemek istiyorum, ondan sonra karar vereceğim nihai fikrime.

Biten ürünlerim bu şekildeydi. Aslında geçen project pan postunu tekrar güncellemek istiyorum elden çıkan çok ürün oldu. 

Sevgiler,

18 Ekim, 2025

Bitenler

 

Merhaba Sevgili Okur,

Bazı biten ürünlerim var project pan'imde. Öncelikle artık tam olarak project pan yapıyor sayılmam; ama project pan'i hayat tarzı haline getirmeye çalışıyorum denebilir. Elimdeki ürünleri kullanıyorum. Watsons sürpriz kutu çıkardıkça alıyorum ama onun haricinde çok fazla ürün almıyorum ve elimdekiler de yavaş yavaş azalıyor. Pek fazla hate panlediğim ürün de kalmadı zaten. Elimdeki ürünleri severek kullanıyorum. Bitmelerini de çok istemiyorum. Fakat nasıl doğan büyüyorsa kullanılan ürünler de bitiyor sevgili okur. 

Öncelikle sol üstte ilaç şişesi gibi olan kahverengi şişede güneş serumu vardı ve severek kullanmıştım; çünkü kolay emiliyordu ve tatlı bir kokusu vardı. Bitti, project pan postunda kullandığımı söylediğim 2 üneş kremi de böylece bitmiş oldu. 

Bioderma yüz temizleyicisi aslında gereksiz bir satın alımdı ama bu ürünü çok merak ediyordum, bu yüzden hem ürünü satın aldım hem de bittiğinde şişesini seyahatlerde kullanırım diye düşündüm. Bu yüzden saklayacağım. Ürünü de sevdim aslında ama Garnier'i de seviyorum ve fiyat farkı çok fazla. Elimdekiler bitince tekrar bunu mu alırım Garnier mi bilemiyorum. Sanırım Garnier alırım. 

Minik dalin bebe yağını bitirdim ve bir daha Didem bebek için bebe yağı almamaya kesin karar verdim. O kadar güzel vücut kremleri var ki, hem güzel kokup hem hiç yağlı bir his bırakmadan emiliyorlar. Yağla uğraşmak delilikmiş. Küçük olduğu halde çok uzun süre kullandım ve sevmeden kullandım. Neyse ki bitti ve neyse ki küçük boydu. Elimde vaseline'in bir yağı var o da yağlı bir his bırakacak mı bilmiyorum. İngiltere'den almıştım ve heyecanlıydım kullanmak için aslında; ama vücut yağı konusu beni bir düşündür. Şu anda kullandığım Aveeno'ya bayılıyorum, hemen emiliyor ve çok tatlı kokuyor. 

En sağdaki Eyüp Sabri kolonyayı saçıma sıkarak bitirdim. Elimde sadece 1 tane kaldı bunlardan. Şükürler olsun. Maalesef pek sevmiyorum ve yeni, ilgimi çok çeken bir koleksiyon olmadıkça bu miniklerden kendime almayı düşünmüyorum. Hediye olarak da limon serisini alırım alırsam.

Maskara bitirdim ve 1 yıl kadar önce dehşete düşerek project pan yapmaya karar verdiğim zaman elimde olan tüm maskaraları tüketiyor gibiyim. Yani elimdeki açık maskaralar bittiğinde tüketmiş olacağım bir daha maskaraları ancak bittiği zaman yeniden alırım, yedeklemeyeceğim. Çünkü kuruma problemleri oluyor. 

Kapatıcı da bitti. Bunu seviyorum ben ama galiba daha çok sevdiğim bir tane buldum Lovely'den. Sürpriz kutudan çıkmıştı. 

Minik nivea soft'u çantamda taşıyordum. Güzeldi bunu da minik ve tatlış kutusu için almış olabilirim...... İçine başka şeyler koyarak yaşatmaya devam edeceğim. 

Biten ürünlerim bu şekildeydi sevgili okur. Kozmetik ve makyaj kategorisinde kendimi durduruyorum ve çok fazla alışveriş yapmıyorum. Zaten bu arada durdurmama gerek kalmıyor benim unutkanlığım biraz problemdi, onu aştım ve evde dursun diye bir şeyler almayı bıraktım. Her şey var valla çok şükür. 

Project pantry de güzel gidiyor. Markete gitsem de kısa sürede tüketilecek ürünler alıyorum ve yemek pişirmeme yardımcı şeyler oluyorlar genelde. Buzluktan malzeme kullanmaya da devam ediyorum. Bugün beyaz kino kullandım mesela bakliyatlar içinden. Bulgur yerine kullandım iyi oldu, gayet başarılı ilerliyoruz denebilir.


13 Ekim, 2025

Pantry Challenge'lı 1 Hafta

Merhaba Sevgili Okur,

Pantry Challenge'lı bir haftayı geride bırakırken alışveriş yaptığımı söylemekle başlamalıyım; ama yoğurt, yumurta, peynir, ekmek gibi ürünler aldım ve aldığım ürünlerin tümü bir ay içerisinde biter muhtemelen. Bu yüzden alışveriş konusunda bir rahatsızlığım yok.

Buzluktan oldukça fazla ürün kullandım ve pişirdim. Bu yüzden de çok memnunum. Bakliyat ve makarna çekmecemde bir rahatlama yaşandı, çünkü cannelloni roll'larımı tükettik. Babaannem güney italyadan olduğu için lazanyayı evde açtığı günler haricinde de bu rollara sararak hazırlardı. Aşağıdaki gibi bir şey görüntüsü.


Lavaşlar vardı bir sürü onları kullandım. O baya iyi oldu yani gerçekten artık bayat ekmek yemekten gına geldi; çünkü buzlukta yer açmak için onları buzdolabına koymuştum. Neyse yavaş yavaş tükettik işte.

Şimdi radarımda bir iç pilav yapmak var. Biraz kuş üzümü ve iç pilav kullanayım. Bir de kakaom bayadır duruyor ben ne zaman kullandım en son hatırlamıyorum fakat kakaoyu kullanmak için kek yapamam sevgili okur, o kadar da değil....


06 Ekim, 2025

Pantry Challenge

 Merhaba Sevgili Okur,

Seninle yeni bir challenge'a başlıyoruz ve bu sefer adını da koyacağız! Aslında daha önce de mutfaktaki ürünleri bitirme temalı project pan yapmıştım ve bu gibi hedeflerde başarılı da oluyorum. Buzluğumu baya boşaltmıştık o dönem. Fakat kendine has bir adı olduğunu bilmiyordum, pantry challenge deniyormuş. Bu konu hakkında youtube'da videolar ve blog yazıları da var. Genelde gördüğüm kadarıyla büyük ama büyük derken kocaman kilerleri olan insanlar (abarttım) yapıyor. Bir de mesela yemek bloggerı yapmış onun da elinde çok malzeme birikiyor muhtemelen. 

Aslında ben mutfakta çok büyük bir stok sorunum olduğunu düşünmüyorum. Bakliyatları filan paket paket almam sadece bir paket alırım ama project pandeki temel sorunumla benzer biçimde aldığım ürünleri kullanmayı unutuyorum. Kısır bir yemek listesine sıkışıyorum. Halbuki elimdekilerin farkında olup yaratıcılığımı da kullanacağım bu gibi challengeların "bugün ne pişirsem" derdime de çare olacağını düşünüyorum. 

Sana biraz bu meydan okuma sonucunda neleri hedeflediğimden bahsedeyim. Buzluğum çok dolu şu sıralar. Onları azaltmak istiyorum. Teee ne zaman alınmış fırın makarna için makarnam var mesela kullanayım bitsin diyorum (bir yemeklik bile olmadığı için elim gitmiyor. Nasıl değerlendirsem bilmiyorum ama belki kendimi zorlarsam bir şeyler üretirim) ama bir türlü sıra gelmiyor. Makarnam da aslında çok fazla yok mesela 1 paket falandır o da. Nohutum az kalmış. Haşlayıp humus falan yapabilirim. Yine de dediğim gibi pek elim gitmeyen ürünleri ya da unuttuğum yemeklerimi tekrar hatırlamak istiyorum. Örneğin ben neden arpa şehriye salatası yapmayı bıraktım ki çok güzel oluyordu. Arpa şehriyeyi pilava katmayı bile hatırlayamıyorum genelde.... Oysa ki katsam güzel olur. Elimdeki aşlıktan çorba yapabilirim ama bir türlü yapmıyorum... Anladın değil mi sevgili okur aynı yemekleri yeme kıskacından çıkıp biraz daha yaratıcı şeylere yönelmek için kiler meydan okumasına başlamak istiyorum. 

Eskiden koyduğum bazı kurallar vardı onları yeniden kullanacağım. Bazen alışveriş yapabilirim ama yalnızca yumurta, yoğurt, peynir gibi olmazsa olmaz malzemeleri alabilirim. Elimdeki ince bulguru kullanmak için kısır yapabilirim ve bunun için yeşillik alınabilir (ama tüketilmek şartıyla) fakat ince bulgur alınamaz. Bir de kendime bir hedef belirlemek istiyorum ama onun ne olacağından emin değilim. Aslında bir zamanla sınırlamak mantıklı. Ya da artık iyice her şey bitti dediğim zaman mı bırakmalıyım? Aslında şu anda tam olarak ne buzdolabına ne mutfağa sığamıyorum. Sığabildiğimi düşündüğüm ve ferahladığımı hissettiğim bir an da olabilir. Ona gidişata bakarak karar vereceğim. Kimisi bir hafta, kimisi bir ay gibi zaman sınırları koyduğu gibi kimisi 2000 dolar tasarruf gibi para limitleri koymuşlar. 

Buzluğum gerçekten çok dolu mesela biraz yer açılsın istiyorum. Bir de misafir geldiği zaman yapılan hazırlığın alışverişi de oluyor ve yakın zamanda arkadaşlarımız gelmişti. O zamandan kalan ve tüketmek istediğim, normalde çok sık almadığım ürünler var. Gördüğüm kadarıyla yabancılar da genellikle ocak ayında bu challenge'ı yapıyorlar, herhalde noelden kalan ürünleri tüketmek isteğiyle bağlantısı vardır.

Öncelikle yapmayı planladığım bazı yemekler:

Buzlukta iç bakla var. Onu kullanmak için fava ya da iç bakladan humus yapabilirim. Enginarla bir şeyler yapabilirim. Ama o baklayı kullanasım var. 

İç pilav için kuş üzümü ve fıstık falan var. Onları kullanmak istiyorum. 

Az kaldı dediğim o fırın makarna makarnasını (içi delikli spagetti) kullanmak istiyorum. 

Kinoa almıştım ne manaysa artık onu kullanayım bitsin. Salata yapabilirim onlarla. Roka ve semizim de var kullanmak istediğim. 

Köz patlıcanım var o da açıktı kullanılsın kötü olmadan. 

Kedi dilim var kullanayım bi de canım tiramisu çekiyor he. 

Aşlık çorbası yapayım bir kere hatta tarhana (2 türlüsü de) çorbası da yapayım. 

Yeşil mercimekli erişteli yemek de yapayım bayağıdır yapmadım.

Lazanya yapsam iyi olur hem buzlukta et var hem lazanya yapraklarım var. 

Değerlendirmek istediğim ve buzluğa sığmadığı için çıkardığım lavaşlar var. Kahvaltıda falan tost ile ya da içine dürecek bir şey bulursam dürüm olarak küflenmeden kullanmam lazım. Bir de elimin hiç gitmediği kuru bamya var biraz. Çorba yapabilirim ya da türlü falan yapabilirim ama bitsin artık o bayadır duruyor, başına iş gelmesin.

Öyle işte sevgili okur kafamda fikir tam olgunlaşmadan seninle paylaştım ama süreç içerisinde macerama tanık olacağını düşünüyorum. Keyifli olacak. Ayrıca kozmetik ürünleri project panime de devam ediyorum o konuda da için rahat olsun. Hatta kullandığım far paleti yerine yine elimdeki başka palete mi geçsem diyorum ama diğer yanım da hayır ben bunlarla yaptığım makyajı çok seviyorum diyor. Yani değişiklik ya da yeni ürün arayışım yok. 

Şimdi biraz da pantry recipeleri birlikte değerlendirelim istiyorum. Pantry challenge'ı araştırırken yabancıların kilerinde neler var, en çok hangi ürünleri stokluyorlar biraz fikrim oldu. Pantry recipes olarak geçen paylaşımları da sıklıkla var çünkü, ağırlıklı olarak kuru bakliyatla ve her evde bulunan malzemelerle sıklıkla yaptıkları yiyecekler anlamına geliyor. Bizde de tariflerde falan bazen yazar ya herkesin evinde olan malzemelerle yapılabilecek bir tariftir gibisinden.


Makarna çok ama çok klasik bir her evde olan malzeme sanırım. İtalyanlar başta olmak üzere tüm dünyada herkesin çekmecesinde, dolabında, buzdolabında (bizim köydeki evde koltuğun altındaki sandıkta) falan muhakkak bulunur. Çok fazla malzemeyle kombinlenebiliyor olması, kolay depolanıp uzun süre dayanması, ucuz olması falan hep artıdır. Ayrıca içine ne koysan gidiyor. Fasülyeyle bile makarna tarifi gördüm. 

Yine pirinç de herkesin kilerinde mutlaka olduğunu gördüğüm ve makarnayla benzer özelliklere sahip bir ürün. Pişirme biçimi çok büyük farklılıklar içermekle birlikte kullanım amacı, mantığı aynı: ucuz, pratik, her yemeğin yanına yakışıyor. Üstüne de ne koysan gidiyor, içine de ne koysan gider. Bir de asıl dikkatimi çeken bu yabancılar çok ama çok fazla meksika fasülyesi kullanıyor. Bizim mutfağımızda o kadar yeri yok mesela ama bizim kuru fasülye neyse onlarda meksika fasülyesi o sanırım. Böyle kıvamlı ve çok sulu olmayan tarifleri var genelde. Çok güzel bir İspanyol tarifi denemişliğimiz var bizim de çekirdek aile olarak evde. Artık kıyamet teorici Amerikalı gibi kırmızı fasülye konservesi stoklayabilirim ben de evde (şaka stoklamam 2 tane alırım). 


Mesela granola da çok iyi bir pantry recipe bence, yulaf ve kuruyemişler belki biraz da baharat ile yapılıyor. Ben granola yemeyi de seviyorum; fakat maalesef bir kez denedim ve nedense yapamadım yani basit de duruyordu aslında. Ama olmadı. O kadar güzelim malzeme ziyan oldu ki tekrar cesaret edemiyorum. Ama yapabilen kesin denesin. Bir de fiyatları çok arttı evde daha düşük maliyetle yapılır halbuki. 

Çorba da eldeki malzemeleri tüketmek için çok iyi bu arada. Hem içine ne koyduğuna bağlı olarak tek başına da çok doyurucu olabiliyor. Her şeyi blenderdan geçirerek pürüzsüz de yapılabilir, taneli falan da olur. Daha önce "Çorba Dosyası" başlıklı yazımda detaylı ele almıştık ama etli mi balıklı mı tavuklu mu sebzeli mi bakliyatlı mı aklına gelebilecek her şeyli olabilir. Pantry recipelerde kuru fasülyeli bile gördüm gerçekten o kadarını da Allah affetsin. 

Böyle işte, biraz kafamda netleştirip başlayacağım. Ya da belki de başlamışımdır bile?




21 Eylül, 2025

Bitenler ve Çöpe Gidenler

 

Merhaba Sevgili Okur. 

Bir süredir roject pande güzel ilerlediğimi düşünüyorum. Bunun bir göstergesi olarak da biten ürümlerim var. Bitenlere ek olarak algıda seçiciliğin bir parçası olarak internette eski makyaj malzemelerinin virüs bakteri filan saçtığı söylenen haberler karşıma çıkmaya başladı ve bunlardan etkilenerek çook eski olan ve artık kullanmayacağımı düşündüğüm makyaj malzemelerini eledim. Önce bitenlerden başlayalım.

Rexonanın mini seyahat boy roll onunu bitirdim. Bunu küçük boy olmasına rağmen sanırım 1.5-2 ayda bitirmişimdir. Zaten büyük boy bir roll onu daha önce dört ayda bitirdiğimi hesaplamıştık. Bir de watsonsın deodorantını bitirdim. Güzeldi ikisi de, beğendim.

Farmasinin el kremini çok beğendim, daha önce de söylemiştim bu 2. kremimdi ve sevdiğim için tekrar almıştım. Keserek kullanarak tamamen bitirdim. 

Çoooook ama çoooook uzun zamandır kullandığım güneş kremimi de bitirdim. Güneş kremleri için 6 aylık kullanım tarihi var deniyor ve bu o süreyi aşmıştı maalesef ki. Bundan sonra daha dikkatli olacağım. Şimdi yine elimde project pande olan bir güneş kremi var onu kullanıyorum. O da oldukça azaldı. 

İki tane de minik parfüm testerı bitirdim. Güzeldi, bunlar özellikle seyahatte iyi oluyorlar. Genelde şehir dışına çıkacağım zaman yanıma alarak kullandım. 



Çöpe giden makyaj malzemelerim arasında iki tane far paleti ve beş tane mini ruj var. Bu bilinçsiz kullanımlarım için üzgünüm; fakat artık elememin zamanı gelmişti çünkü bu iki palet ben tee Kurtuluşta yaşarken aldığım makyaj malzemelerimdi. Minik olanı belki daha önce bile almış olabilirim. Çok uzun zaman tek paletimdi. Sonra soldaki büyük olanı aldım Kurtuluşta yaşarken. Çok uzun zaman kullandım ve üç rengini gramajları çok yüksek renkler olmalarına rağmen bitirdim. Diğer renkleri de baya kullandım bu arada çok belli olmasa da. Sanırım başka paletler alınca bunları kenara atmışım. Üzüldüm yani soldaki paleti yine olsa yine kullanırım aslında. Beğendim renklerdi ve parlak olanlar bile günlük kullanıma uygundu. 

Sağdaki ise benim far kullanmaya başladığım, ilk kez daha farklı bir makyaj tarzı denediğim paletti. Tekli far olarak ayrıca krem rengi almıştım, önce onu tüm göz kapağıma sürüp sonra sağdaki palette  biten rengi crease (katlanma) bölgesini sürüyordum. Eyeliner'ımı çekip maskarayla makyajı bitiriyordum. Far çok baskın olmuyordu ama renk de veriyordu. Bu iki palete emekleri için teşekkür ediyorum ama eskilikleri ve gözle görünmese de kirli oldukları için artık kullanmaya elim gitmiyor. O fırçalar mesela o kadar kirli ki, eminim renklerin üzerinde de göremediğim tozlar vardır. Dediğim gibi en az 4-5 seneden bahsediyoruz ve çok uzun zaman tek paletim oldukları için çok sık kullanıldılar.  

Rujlar ise gerçekten çok bilinçsiz bir alışverişin ürünü. Yine çook uzun zaman önce, Kurtuluş'ta yaşarken çok ucuz diye almıştım. Sanırım online alışverişten almıştım ve online alışverişim gerçek para harcamıyormuş sanrısına kapılmışım. Çok az rujum olan zamanlardı ve zaten hala aynı renkleri kullanmaktan keyif alıyorum; ama o zamanlar çeşit olsun makyaja göre, kıyafete göre sürerim diye düşündüm. Renkleri kendime yakıştırmadım, nasıl yakıştırayım ki kim kendisine mor ruj yakıştırır sonuçta?? Ayrıca sanki bana reklam makyajı yapıyorum, gözüme tavuskuşu çiziyormuşum gibi neyin çeşitli makyajından ve çeşitli makyaja gidecek rujundan bahsediyorum? Sür kiremit rengini yoluna devam et işte. 

Beşer şaşar sevgili okur ama sonuçta artık ucuz diye bir şey almamak gerektiğini ve hali hazırda keyif aldığım şeyleri kullanmaya devam etmem gerektiğini, çok fazla çeşide ihtiyacım olmadığını ve kullanamayacağımı öğrendim. Bu konularda daha bilinçli bir project panner olduğumu söyleyebilirim.