20 Mayıs, 2017

Sevgili okur.
Saat 15:57 ve gece yarısına kadar bitirmem gereken essayi hala bitirmedim. 2 saatte içinde bitiremezsem de çıkıp dün çok beğendiğim parfümü almaya vaktim olmaz. Tahmin edebileceğin gibi bu beni çok sinirlendirir!
Bitirememe sebebim kahvaltı yaparken sevdiğim youtuberın iki videosunu peş peşe izlemem, tam derse başlayacakken yatak nevresimlerimi değiştirmem, tam derse başlayacakken burada yeni gördüğüm karamelli neskafeyi denemek için çay saati yapmam ve çay saati yaparken yeniden başladığım Back to the Future serisinin son filmini izlemem gibi sebepler var. 

Şimdi zamanla yarışarak ödevimibitireceğim.

Umarım.

16:05
Karamelli neskafeyi sevdim mi bilemedim. Cafe Crown latte karameli daha çok seviyorum sanırım. Ya bunun şekeri az ya da ben fazla su koydum ve yine çok kahve yerine hiç kahve elde ettim. şeker ekleyeyim.

19:00
Tek kaynaklı ödevimin kaynakçasının yazımını tamamladım. Yarın akşam yemekte kuru fasülye yapacağım için fasülye ıslayayım şimdi.

19:01
Fasülye ıslayacağım kapta salata yiyeceğim. Neyse sonra ıslarım. Belim ağrıyor.

19:04
Belim değil sırtım. Oda arkadaşıma söylerken fark ettim ve blogumda yanlış bilgi vermek istemediğim için tekzip yayımlıyorum.
Şu anda oturup bu hatayı düzeltmek maksadıyla beş sayfa tekzip yazabilirim.

19:21
Salata iptal. Fasülye ısladım.

19:37
Yemek yiyorum.

22:44
Ödevimi bitirdim. Bulaşık yıkayacağım ve hala sırtım ağrıyor. 

19 Mayıs, 2017

parf

Sevgili okur,
Bugünlerde bazı kararsızlıklar yaşıyorum.
Bugün hiç hesapta yokken birkaç parfüm denemesinde bulundum. Hiç hesapta yoktu; çünkü yurttan 5 dakika uzağımızdaki markete gitmek üzere çıkmış olmama rağmen, günüm para çekmem gerektiğinin farkına varıp yakınlardaki büyük bir alışveriş merkezine gitmemle sonuçlandı. Burada yeni keşfettiğim uygun fiyatlı mağazada birkaç parfüm denemesinde bulundum ve bir tanesinin şişesine bir tanesinin kokusuna bayıldım. Rasyonel bir insan parfüm denildiğinde kokusunu beğendiğini almasına rağmen ben şişesini beğendiğimi almak için bitmek bilmez bir istek duyuyorum.
Yine de mağazadayken bu kararı veremediğim için biraz erteledim ve şu anda koluma sıktığım parfümleri bir sapık gibi koklayarak yarın hangisini almam gerektiğini düşünüyorum.
Çünkü yarın birini alacağım.

Takipte kal.

güncelleme: Bulaşık yıkadıktan sonra ambalajı daha güzel olanın kokusu da daha güzel oldu. kararımı vermeme yardımcı olduğu için akşam yemeği bulaşıklarıma teşekkür ediyorum.

güncel 00:06
yarın olsa da gidip parfümü alsam.

16 Mayıs, 2017

Merhaba sevdiğim okur,

Haberler güzel. Kullanabilene.

Bugün ayın 16'sı ve 20'sine teslim etmem gereken ödevim var. Ve bugün ders çalışmak için oldukça elverişli bir gün. Dün gece yurtların evrensel aktivitesi olarak, yine bir başta yurtta öğrendiğim Pis 7'li isimli oyunu icra ettik. Yani yüksek moralliyim, üstelik sabah erken kalkıp derse gittiğim için gündüz saatinden maksimum seviyede faydalanma imkanım var. Bu da yetmezmiş gibi akşamki dersim kampüsteki partilerden ötürü iptal edildi(aşırı garip bir iptal sebebi, bu konuda yorum yapmak istemiyorum), günüm bölünmeden çalışmak için her türlü imkanım var. Saat henüz 14:02. Eğer düzgünce çalışmaya başlasam bugün içinde işin büyük bir kısmını halledebilirim.

FAKAT UYKUM VAR SEVGİLİ OKUR. :(

Gidip biraz uyuyayım. Uyandığımda yurdun dibindeki değil uzağındaki markete giderim, sonra yemek hazırlarım, bir şeyler izlerken zamanın nasıl geçtiğini anlamam ve "Nasılsa yarın dersim yok, güzelce uyur,(dersim yokken erken uyanamam?) güzel bir kahvaltı yapar(dersim yokken mısır gevreğiyle kahvaltı yapamam?) ve bütün gün ders çalışırım." diye kendimi kandırırım.

İyi uykular.


güncelleme: Uyudum ve uyandım sevgili okur. Saat şu anda 20:02. Bu postu yazmamın üzerinden tam sekiz saat  geçti; fakat neyse ki yeni uyanmadım. Uyudum ama bir gündüz uykusu ne kadar uzun/kısa olması gerekiyorsa o ayarı tutturarak uyudum. Uyanıp kendime gelmeye çalıştım öncelikle; çünkü eski oda arkadaşım güzel insanın söylediği gibi "Kerat vakti" uykuya dalmıştım, geçen yıl bu aktiviteyi sıklıkla yapardık ve uyandığımızda elimizi kaldırmaya enerjimiz olmazdı. Kerat vakti uyuyan uyanabildiğine şükretmeliymiş, öyle uyunmazmış yani. Ayılmak da zor oluyor o yüzden. Bu sefer yataktan kalkmam kolay oldu; fakat duyularımın ve algımın açılması biraz zaman aldı. Açılır açılmaz da bu postun üst kısımlarında bahsettiğim dersin quizini çözüp efffsane bi not aldım. Essay için birtakım hazırlıklar yaptım, bazı bilgiler öğrendim, kaynakçamı oluşturdum. Sanırım bu gece için yeterli bir çalışma düzeyi. Beklediğim kadar kötü geçmedi. Üstüne üstlük şu anda yemek hazırlığı yapıyorum. Uyumasam daha neler yapacaktım kim bilir...


13 Mayıs, 2017

BACK-KCAB

Merhaba Sevgili Okur.

Bugün bütün gün yurtta oturup oyun oynadıktan, Dr. Ken izledikten, müzik dinledikten sonra, yemek yapıp yedikten ve hatta bulaşıklarını yıkadıktan sonra bir hayli sıkıldım ve üstelik saat henüz 21:52.
Benim sıkılma seviyemde ise saat gece yarısını geçti, hızla gece 1'e ilerliyor. Bu yüzden pek sıkkın bir halde Trendyol'da geziniyor, almaya niyetli olmadığım kıyafetlere bakıyordum ki aklıma bloga yazmak geldi. İsabetli bir karar oldu, itiraf et sevgili okur.

Birkaç gün evvel geride bıraktığım gezi ile ilgili yazılar yazmak istiyorum buraya. Gezi esnasında "Asla Yalnız Yürümeyeceksin" not defterime aldığım notlardan ve çektiğim fotoğraflardan yola çıkarak her şehir için ayrı post hazırlamak niyetindeyim.

Special thanx to Ugurcan abi


Bundan sonra böyle aylık fotoğraflar da paylaşacağım. Konsepti değiştiriyorum. Burası benim kişisel blogum ve canım ne isterse onu yaparım. Benim sevgili okurum ben ne beğeniyorsam o da beğenir zaten.

İyi geceler okur.

30 Ocak, 2017

Yirmili bir şey

Merhaba sevgili okur.

04:21

Yeni bir yılın ilk günündeyiz. Bir ay öncesinde olduğu gibi.
Ve bu yılın ilk saatlerinde yan odamda uyuyan, yeri doldurulamayacak insanlarlayım. Gönüller bir olsun okurcum, bu saatler arabeskin vakitleri.
Güzel bir yıl olacağını anla işte ayak seslerinden.
Bugün buralardayım, görüşürüz sevgili okur.

Görüşelim zaten.

24 Aralık, 2016

Dil bilgisi

Merhaba sevgili okur.
Bugün yeni bir gün.
Bir sürü saate sığdırılacak, sığdırılması gerekecek onlarca iş vardı. Bir kısmı gerçekleşirken bir kısmı yarınlara kaldı. Bilirsin, sevgileri de yarınlara bıraktık zaten. Geniş zamanlar umuyorken, yıllar telaşlarla geçti. Fakat konumuz Behçet Necatigil şiirleri gecesi değil.
Konumuz temizlik. Temizlik yapıyoruz. Hatta yaptım. Yatak nevresimimi değiştirdim, dolaplarımı düzelttim, bir miktar dolap üstü silme temizliği yaptım. Şimdi ise, yönetime dair birtakım yeni bilgiler öğrenerek devam ettiğim günümü film izleyerek kapatacağım. Ya da ne zaman film izlemeye niyetlensem hep yaptığım gibi video izlerim.

İyi geceler sevgili okur.

Bugün de yazdık bloga.

08 Aralık, 2016

Kabak tatlılı portakal.

Merhaba sevgili okur,

Bu gece, dün gecenin ardından sana ekşimtrak, sulu, tupturuncu bir portakal gibi mutlu edici yazı yazmak için geçtim bilgisayarımın başına. Öncelikle itiraf etmeliyim, birkaç dakika öncesine kadar pek de böyle hissetmiyordum, yaptığım bir telefon görüşmesinde canım öncelikle pek çok sıkıldı, ardından ise maillerimi kontrol ettim ve davet mektubumla karşı karşıya geldim. Ne zamandır beklediğim, yollarına yeşiller döktüğümün mektubu sonunda geldi!

Olayın zahmetli kısmı geride kaldı sayılır, nihayet biraz daha keyifli aşamalara geldik. Belki bu hazırlıkları yaparken gitmeye hazırlarım kendimi, zira dönem başından beri hiç öyle hissetmiyordum.

Bu arada, sana dün yaptığım akıl almaz alışverişten bahsedeceğim. Canım sevgili okur, kalbinin zenginliğinden, bu cümleden poşetler dolusu alışveriş yaptığım anlamını çıkardığına eminim; fakat kast ettiğim, aldığım ilginç nesneyi anlatmaktı aslında. Üstelik pazarlıkla, uygun bir fiyata aldım. Zannediyorum ki pek az kişi hayatında böyle bir nesneye ihtiyaç duyar: renkli buz küpleri.


Evet sevgili okur, bunu yaptım, renkli, tükenmeyen buz küpleri satın aldım. Buzlukta dondurup içeceğe atınca hem soğuk, hem sulanmamış içecekler içeceğim artık. Yalnız, buzdolabından su içerken dahi, suya biraz ılık su eklememi ister gibi bakan annemin yanında buzlu içecek nasıl içeceğimi pek bilemiyorum. Evet sevgili okur, doğru tahmin ettin, normalde buzlu içecek içmiyorum; fakat bu renkli buz küplerine aşırı ihtiyacım vardı! 

Beni pek mutlu eden bir alışveriş oldu. 

Canım okur, sevgi kelebeğiyim fark etmişsindir. Zira yukarıda saydığım sebeplerin daha devamı var: bugün nihayet portakal yedim! Birkaç gün önce canımın aşırı bir biçimde portakal çekmesinin ardından, bugün akşam yemeğinde canım kabak tatlısı da çekti. Canım son 21 yılda tek bir kez bile kabak tatlısı çekmemişti; çünkü bizim evimizde sebebini bilmediğim bir şekilde daima kabak tatlısı bulunur. Hatta, bizim evimizde yoksa evinde kabak tatlısı online olan bir akrabam kesin vardır. Bu yüzden hiç fırsat olmamıştı canımın çekmesi için. Bu akşam ise yemek menüsünde vardı; fakat annemin yaptıkları gibi güzel görünmediği için yemedim. Yani Samsun'a gidene kadar canım kabak tatlısı çekmeye devam edecek. Her neyse sevgili okur, konu dağılmasın. Geçen gün yazdığım portakal çekmişli yazının üzerine Uğurcan Abi'nin soyulmuş portakal fotoğrafı atması beni harekete geçirecek motivasyonu sağladı. Artık bıçağımın olmadığını bahane etmeyi bırakıp mandalina soyma tecrübelerimden yararlanarak portakalı elime almaya cesaret etmeliydim! İtiraf ediyorum gerekli teçhizat olmadığı için gereğinden fazla uğraşmam gerekti; fakat önemli olan nihayete ermekti.

Bol C vitaminli günler!